Yolcu
"Șimdi" ve "Burada" olmanın kederine karșı çıkmadım.
Dünyada iki kapılı bir han gibi durmanın,
buraya böyle gelmiș olmanın,
geçene yol açmanın, ki içinden rüzgâr geçirmenin
ne büyük güç istediğini anladım. Durmanın ne büyük sabır...
İçimde yeryüzü konuștukça anlıyorum ki,
bölünmüș hatırayım ben
dünyaya dağılan.
Ve șimdi biliyorum, neden,
yaș akıyor
atımın sol gözünden.
Küçük bir azınlık, bünyeleri sayesinde mutluluğu sevgi yoluyla bulabilir. Ancak, bunun için sevginin ișlevinin geniș çaplı ruhsal değișikliklerden geçmesi zorunludur. Bu kișiler, vurguyu sevilmekten sevmeye kaydırarak kendilerini nesnenin onayından bağımsız kılar, sevgilerini tek tek nesnelere değil bütün insanlara eșit ölçüde yönelterek sevgi nesnesinin yitirilișinden kendilerini korur...