Bu kitap hakkında çok fazla şey söylemek istiyorum ancak açıklamaya çalışmak için kelime bulmak çok zor.
Kitabımızın konusu, New York'ta bir moda dergisinde çalışan ve aynı zamanda üniversite öğrencisi olan Esther'in, giderek artan ruhsal sıkıntılar sonucu nasıl intihara sürüklendiği ve bununla verdiği mücadele.
İlk başlarda Esther'in üniversite, iş, arkadaş ortamlarını okuyoruz. Daha sonrası, ve kitabın büyük bir bölümü, ruhsal çöküşler, intihar girişimleri ve akıl hastanelerinde yaşadıkları ile devam ediyor.
Kitabı çok sevmeme rağmen, gönül rahatlığıyla tavsiye edeceğim bir kitap değil. 18 yaş altına ve kötü bir psikolojik dönemden geçenlere önermiyorum.
Esther'in yaşadıkları basit şeyler değil. Bazı yerlerde okurken kendi canımın da onunla birlikte yandığını hissettim. Söylediği şeyler üzerine uzun uzun düşündüm. Hak verdiğim oldu. Aynı şeyleri hissettiğimizi fark ettiğim oldu. Beni kendi karanlığına çekse de, ve bu pek iyi olmasa da, hevesle okudum.
Esther'i gerçekten anladım. Satırlar arasında yazarı gördüm. Bir cümleyi yazarken nasıl hislerle yazdığını, ruhunun karmaşasını anlatabilmek için kelimeleri nasıl özenle seçtiğini görebildim. Esther'i daha iyi anlamak, yazarın zihnini daha iyi tanımak için bazı cümleleri beynime kazıdım. Sonuç olarak Esther'in kişiliğimin bir parçası olduğunu hissediyorum.
Anlatım çok akıcıydı. Ağır konular olmasına rağmen okurken yormuyor. Yazarın kalemini gerçekten çok sevdim. Yaptığı bazı betimlemeler -özellikle incir ağacı- mükemmeldi.
Son olarak, kitapta Esther'in psikolojisi dışında kadının toplumdaki yeri/rolleri, cinsellik, evlilik vs. gibi konulara da değiniliyor.
Yazarın diğer eserlerini de mutlaka okuyacağım.