Ah be Martin! Sonun böyle olmamalıydı. Çok severek okudum, kitabı. Gerçekten çok güzeldi. Başta Martin'e çok kızdım çünkü sürekli hikâye veya şiir yazıyordu ama hiçbir editörden yanıt alamiyordu hikâyenin basımı için. Düzenli bir işi olmadığı için herkes ona sırtını dönmüştü, Martin ise asla pes etmedi çünkü biliyordu bir gün gerçek değerini bulacağına. Öyle de oldu ama Martin yaşama enerjisini kaybetti. Çok parası vardı artık ama hevesi kalmamıştı ki. Kitabın her sayfası merakla doluydu. Okudukça okuyasım geldi. Kitabın bitmesine hem sevindim hem de üzüldüm. Çok başarılı bir yapıt. Tavsiye ederim.
Martin EdenJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025135,2bin okunma
Güneşin puslu puslu ışıdığı, havadaki uyuşukluk halini bozmayan hafif esintilerin oradan oraya dolaştığı, değişen mevsimin çırpıntılarının sükûnetle bastırılıp örtbas edildiği, California'ya özgü yazdan kalma, ılık, baygın ve güzel bir sonbahar günüydü.
Kitaplarda okuduğu insanlarla beraber aynı masada oturmuş yemek yiyordu. Hatta kendisi de o kitapların içindeydi, cilt cilt basılmış sayfaların arasında büyük bir maceraya atılmıştı.