Kaldır başını da, gözlerini göreyim sevdiğim. Dudaklarını arala da, sesini duyayım. Konuş benimle… söyle bana… bu fırtına günlerimizin gemisini sulara gömdükten sonra hatırlayacak mısın beni? Gecenin sessizliğinde daima kanatlarımın sesini duyacak mısın? Yüzünde ve boynunda soluğumun gezindiğini hissedecek misin? İç çekişlerimin acıyla yükselip yürek daralmasıyla alçaldığını duyacak mısın? Gölgemin karanlıkların gölgeleriyle yaklaşıp, sabahın sisiyle birlikte gözden kaybolduğunu görecek misin? Söyle bana, sevdiğim, gözlerimde ışık, kulaklarımda tatlı bir ezgi ve ruhuma kanat olduktan sonra, ne olacaksın? Ne olacaksın?..
Şehrin tam orta yerinde , o köprünün üzerinde , masmavi göğün altında , karmakarışık bir hayatın odağında , bir kendimize bakmışız , bir diğerlerine. Yanımızdan geçip gidenlere. Yanından geçip gittiklerimize.