RAHMETLİ ÇOK PİNTİ İDİ...
KERİM ÖZBEKLER
GAZETECİ-YAZAR-ŞAİR
Bir bayram günü 12-13 yaşlarında olan ve okuyan yeğenimin oğlu, bulunduğu ilçeden 15 kilometre uzaklıktaki bir köye dedesinin yanına bayram kutlaması için gitmişti. Dedesinin elini öpecek, sonra geriye dönecek. O zamanlar, köye giden minibüsler 5 lira gidiş parası alıyor. 5 lira da geriye dönüş, 10 lira. Dedesinin 40 dönümlük az sayılmayacak bir arazisi var, durumu o kadar da kötü sayılmaz. Yalnız dedenin bir alışkanlığı var, günde bir paket sigara içiyor. Arada bir sık sık içki de kullanıyor. Çalışmayı sevmeyen bir huyu olduğunu da belirtmeliyim, sık sık zenginlerle ava çıkıyor. Ava gidiyor ama çoğu zamanda eli boş dönüyor, bir de baktığı av köpeği var. Günde 3 ekmek yedirdiği köpeğe karşılık ev halkına 1 ekmek bırakıyor, uzatmayalım. Yeğen dönüp gelince, ister istemez kendisine sordum. ''Deden para falan verdi mi ?'', çocuk ''5 lira verdi, bir daha gidersem Allah belamı versin. Bir daha el öpmek için köye gitmem, benim için köy bitmiştir.'' dedi. Üzüldüm tabi, o günden sonra bir daha da köye gitmedi. ''Bu deden her gün israf derecesinde para harcar, yılda 2 bayram yanına gidiyorsun. Bir 50 lira cebine koymayı niçin akıl etmez, bunda hiç düşünce yok mu ? Bu çocuk 5 lira verip geliyor, 5 lira verip gidiyor diye niye düşünmez ? İnsan, hiç olmazsa geliş gidiş parasını verir.'' dedim. Bir daha köye gitmemesini ben de onayladım, bir daha da köye gitmedi.
Bir gün 12-13 yaşlarındaki küçük bir kız yeğenim yanıma gelmişti, kendisine para vermiştim. O sıra yanında kız arkadaşını da getirmişti, kız çocuğu ''Allah Allah dedem bana hiç para vermiyor.'' dedi. Ben, ''Deden, çok mu fakir ?'' deyince ''Hayır, aksine çok zengin. Evlerine gidince şeker bile vermez.'' deyince şaşkınlığım büsbütün arttı, bir günde gazete