Puan vermedi·240 syf.··
2026 36. kitabı
Sevemedim. Çok şaşırtıcı. Bir Hükümenoğlu romanını… Nerede “Harika Bir Hayat” kitabındaki kalem… Ne yaptınız böyle Hikmet bey? Bu kadar sığ bir metini kendisine konduramadım. Eli bomboş kalmış bir ana karakteri okuyoruz sayfalarca. Ne o yolcu gemisinin lükslüğü ne de o gemide yaratılmaya çalışan gizem geçiyor. Son turunu yapan sessiz gemide bir gerilim yaratılmaya çalışılıyor ama olaylar havada kalıyor. Bir anda mutlu son, kurtuluş geliyor. O gizem puf oluyor. Tam gerilecektim, ne oldu? Konusuna gelirsek Hikmet Bey, eşi Merve ve asistan Murat ile beraber Efes gemisinde İstanbul’a dönüş yolunda olan bu üçlünün arasındaki sırları keşfediyoruz. Zira Murat ile Merve lisede can ciğer kuzu sarması olmuş iki sevgiliyken yollar seneler sonra bu ikili birbirine tekrar denk gelince hikaye şekillenmeye başlıyor. Murat’ın o sıralarda hali içler acısıdır. Merve’nin teklifiyle Murat, bu ailenin evinde de kalarak Hikmet Bey’in romanlarını yazmasına yardımcı asistan olur. Zira, kendisi eskiden öyküler yazan bir genç. Bir yerden sonra Murat, Hikmet Bey’in emek hırsızlığı yaptığını söyleyerek kitaplarına Murat’ın cümlelerini eklediğini söyler. Yeni çıkacak kitabı üzerinde çalışan bu ikili yeni bir hikaye oluşturur. Hikayedeki ana karakterler geçmişteki Murat ve Merve’dir. Hikmet Bey’in aralarında geçmişi ilişkiyi anlaması için oyun oynamaya çalışan Murat ava giderken avlanır. Konusu bölük pörçük. Hikmet bey, kitabında da açıkça belirttiği gibi boşlukları okura bırakıyor. Tanrısal bakış açısını bizim de sahiplenmemiz gereken bir kurgu ve kesinlikle zayıf bir olay örgüsü. Bir yerden sonra sıkılıp sonunda bir şey olsun da fikrim değişsin hissiyle okusam da yok sonu da tatmin etmedi. Şunu da eklemeden geçemeyeceğim şu tarz kitapları şu kitle; bu tarz kitapları bu kitle okur gibi
47 Numaralı KamaraHikmet Hükümenoğlu · İthaki Yayınları · 2026211 okunma
Birazcık buruk...
8/10
·208 syf.··
2026 6. kitabı
Veee bir serinin daha sonuna geldik. Genel olarak güzeldi, okuduğuma pişman olmadım. Serileri bitirmek beni hem mutlu ediyor hem üzüyor. Yedi kitap boyunca onları okuduktan sonra veda edince biraz buruk hissediyorum, çocuklarının kitaplarında görüşecek olsak da. Şimdi sırayla gidersek: Aiden ve Elsa İlk başta sizden hiç hoşlanmamıştım. Sinirlerimi bozuyordunuz. Ama seri ilerledikçe sevdim. Aiden'ın Elsa'nın sağlığı konusunda bu kadar katı olması, ona bir şey olacak diye korkmasına bayılıyorum. Nabzını sürekli kontrol ediyor, en ufak bir sıkıntıda direkt Elsa'nın iyi olduğundan emin olması... Sen nasıl bu kadar tatlı hâle geldin? Aiden için tek önemli kişi Elsa. Aiden'ın sevgisini hissediyorum. Bu yüzden serideki favorimsin. Gerçi yaptığı bazı şeyleri hatırladıkça dövesim geliyor ara sıra da neyse. Xander ve Kimberly Düşüncelerim aynı. Şirin bir çiftler. Xander'a hâlâ biraz gıcığım ama ne yalan söyleyeyim, Xander ve Cecily ilişkisini zaten:) kendi kitabında da umarım görürüz. Ronan ve Teal Ronan, harikasın cidden. Nasıl güzel bir baba olmuşsun. Baba oğul değil, arkadaş olmuş resmen. Sen gerçekten ayrı bir olaysın prensim ya. Ve Remi, Allah'ım çok tatlı. Yiyeceğim çocuk seni. Büyüklüğünü okumak için sabırsızlanıyorum, babanın kopyası olacaksın anladığım kadarıyla. Levi ve Astrid Sıradan güzel çiftim. Astrid harikasın. Güzel, tatlı bir okumaydı. Diğer kitaplarda okuduğumuz bonus bölümler ve yenilerini içeriyordu. Düğün, balayı, hamilelik ve grup dramasıyla gördük. Bizi Legacy of Gods serisine hazırladı. Eli ve Ava'nın olacağının sinyalini buram buram vermiş. Ben de çok hevesliydim ama biraz spoiler yiyince çok yükselemedim. Sevenler olacaktır ama benlik değilmiş yani. Atlayabilirim de okuyabilirim de bakalım. Ama serideki en az sevdiklerim olacağını biliyorum. Oysa
1000Kitap
Royal Elite EpilogueRina Kent · Blackthorn Books, LLC · 202582 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
9/10
·437 syf.··
Beğendi
·
2026 2. kitabı
·
28 günde okudu
·
Okunma: 27 Ocak 2026 22:53
Merhaba sevgili okur, Bu kitap seçilmiş halk hikayelerini özetler nitelikte hazırlanmış. Hikayeler anlatan kişiye göre bazı değişikliklere uğrar, hatta sonu dinleyici tercihine göre mutlu veya mutsuz sonla bitecek şekilde de değiştirilir. Genel olarak hikayelerin kısaca anlatıldığı bir seçki. Okuması da oldukça keyifli oldu. Halk hikayelerinin genel özelliklerini tanımak için de bir fırsattı. Bu kitabı almak için verdiğim çabaya değdi efenim ;) Umarım bir gün halk hikayelerini bir ozan anlatısından dinlemek nasip olur. Hikayeleri kısa kısa ve açık bilgi vererek anlatacağım, spoiler istemeyen uzak dursun lütfen. 1- Karacaoğlan: Yaşar Kemal’in “Üç Anadolu Efsanesi’nde anlatımın çok başarılı olduğunu söyleyerek başlayalım. Karacaoğlan esmer ve ince yapılı Toros’ların delikanlısı. Rüyasında bade içerek saz üstadı olur. “Saz yorulmadıkça, Karaca da yorulmazdı. Onun sözlerine de doyulmazdı…” Her gittiği yerde hürmetle karşılanan Karacaoğlan bir beyin kızı olan Elif’e aşık olur ve sevdâlılar kavuşurlar amaaa zamanla kader ağlarını örüp işleri değiştirir. Sazına gönül veren Karacaoğlan bir gün sazının teli kopunca sevdiğinin başına gelenleri hisseder. Elif’e döndüğünde artık çok geçtir. Güzel bir nasihatle de hikaye sonlanır. “Çok varıp gelirsen olmaz her yere Ya muhabbet kalkar, ya bir hâl olur...” 2- Kara Koyun: Maharetle kaval çalan çoban Mustafa gün gelir Ağa’nın kızına aşık olur. Olur olmasına da imkansız aşk kadar zor nesne az bulunur. Olur ya, Ağa kızı Ayşe de Mustafa’ya aşık olur. Mustafa haddini bilse de Ayşe’nin aşkından emin olunca tüm zorluklara göğüs gerip Ağa’dan kızını ister. Ağa’nın ve aşkı tanımamış olanların bir şartı vardır. Üç gün tuz yalatılıp susuz bırakılan koyunlar Mustafa’nın kavalıyla dereyi geçeceklerdir. Hiçbiri su içmezse Ayşe ile Mustafa
Halk HikâyeleriErgun Sav · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 19749 okunma
Kaçan tüm koca balıklara...
8/10
·132 syf.··
2026 4. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 25 Ocak 2026 18:39
Hemingway’in Yaşlı Adam ve Deniz kitabını bilmeyeniniz yoktur. Hikâye yaşlı bir balıkçının tam seksen dört gün boyunca denizden eli boş dönmesiyle başlar. Bir balıkçı için bunun ne denli zor bir durum olduğu ortada. Ama bunca olumsuzluğa rağmen ihtiyar balıkçı umudundan bir parçacık olsun kaybetmez. Her yeni günde yeni umutlar ve tazelenmiş gayretiyle denize açılır. Seksen beşinci günde, aradığı şeyi sonunda bulur. Dev bir kılıç balığı oltasına takılır. Bu koca balığı zapt edebilmek elbette kolay değildir. Balık o kadar büyük ve güçlüdür ki yaşlı balıkçı, teknesiyle birlikte balığın peşinden günlerce sürüklenir. Bu sürüklenmeler ve denizde geçen uzun saatlere rağmen balıkçı bir kez olsun ipi kesmeyi aklının ucuna getirmez. Mücadeleyi asla bırakmaz. Bu gayreti sonucunda galibiyeti elde eder ve sonunda balığı alt etmeyi başarır. Ancak bu başarının uzun soluklu olacağını sanmayın. Bu, sihirli bir masal kitabı değil. Hayatı zorluklarla, savaşlarla ve olmazlarla geçen ihtiyar balıkçı için bu koca balık da göğsüne kolayca takabileceği bir madalya olmaz. Çünkü hayatı zor geçen insanlar için madalya kazanmak bile bir eziyettir. Madalyayı takarken bile iğnesi batar insanın ta yüreğine. Acısını tüm ruhuyla hisseder. Balıkçı için de durum böyle olur. Öldürdüğü kılıç balığının kanı denize karıştığı için köpekbalıkları kokuyu alır. Tekneyi bulmaları da balığa saldırmaya başlamaları da uzun sürmez. Balıkçı varını yoğunu ortaya koyar. Savunabileceği her şeyi kaybeder ama yine de pes etmez. Köpekbalıklarını savuşturur. Kıyıya dönmeyi başarır. Ama bunun bir mutlu son hikayesi olmayacağının sinyallerini vermiştik. İhtiyar balıkçı, kıyıya daha varmadan avladığı o devasa balıktan geriye neredeyse sadece bir kafa ve iskelet kaldığını görür. İçinden binlerce farklı düşünce, kalbinden
Yaşlı Adam ve DenizErnest Hemingway · Bilgi Yayınları · 202541bin okunma
Feyre İle Nereden Nereye
5/10
·540 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 13 Ocak 2026 19:46
Öncelikle pek çok sebepten ötürü kitabı okuyup bitirmem bir hayli uzun sürdü ve süreç uzadıkça da daha sıkıcı bir hâl aldı. Tabii yeni yılla birlikte hayatımda yaşadığım aksilikler buradaki kimsenin umrunda değil ama tek diyebileceğim şey, 2026'nın daha şimdiden benim için hiç de güzel şeyler vadetmediği. Konuya dönecek olursak kitabı fazla beğenmedim, hatta son birkaç bölümünü saymazsak ben bu romanı serinin ilk kitabı olarak düşündüğümde bile başarılı bulamıyorum. Çünkü gerçekten ortalamanın altında kaldı. Ve cidden bu kadar sevilen bir seri olmasa bitirmek için böylesine uğraşmazdım. Sürekli olarak “İlerlemeye devam et. Madem bu kadar seviliyor, bir bildikleri vardır herhalde. Mutlaka diğer kitaplarda toparlar.” şeklinde teşvik etmem gerekti kendimi. Hah, bir işe yaradı mı, yaramadı mı orası tartışılır işte. (BURASI UZUN BİR KONU ANLATIMI İÇERİYOR İSTEYEN DİREKT ATLAYABİLİR) --- Hikâye insanların ve perilerin aynı anda var olduğu bir dünyada geçiyor. Çok uzun zaman önce taraflar arasında gerçekleşen büyük bir savaş ve beraberinde imzalanan anlaşma neticesinde kıtanın kuzeyinde periler yaşarken güney ise insanlara kalmış, aralarında da boylu boyunca görünmez bir duvar uzanıyor. Perilerin ulusuna Prythian deniyor ve orayı yedi ayrı Yüce Lord yönetiyor; herkes kendi topraklarından sorumlu anlayacağınız. Bir de sıradan periler var elbette ama sıradan dediğime bakmayın, onlar bile türlü türlü sihirlere ve insanları kolaylıkla öldürmeye yetecek maharete sahip. İnsanlar ise oldukça geri kalmış bir topluluk olarak göze çarpıyor; en azından bizim ana karakterin bakış açısından orada yaşadığı dönem o şekildeydi. Yine de genel olarak bakıldığında gelişmiş olsun ya da olmasınlar, insanlığın periler karşısında her şekilde aciz kaldığını söylemek mümkün. Feyre'nin ailesi
1000Kitap
Dikenler ve Güller SarayıSarah J. Maas · Dex Kitap · 20166,1bin okunma
6/10
·159 syf.··
2025 51. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 15 Aralık 2025 02:57
Fyodor Dostoyevski 'yi kronolojik sırayla okuduğum için başlangıç eserlerinden biri olan "Ev Sahibesi" ni yeterli düzeyde ilgi çekici ve de tatmin edici bulmadım. Kendini zamanla geliştirmiş, yazımını güzelleştirmiş, edebiyatını profesyonelleştirmiş bir yazar var karşımızda ne de olsa. Türü bence romantik edebiyat. Ama çok kesik kesik. Baş karakterimiz Ordınov yaşadığı odadan mecburen çıkıp başka bir oda kiralamak zorunda kalıyor. Bir oda kiralamışken gittiği kilisede ikinci baş karakterimiz olan Katerina ile karşılaşıyor. Yanında da yaşlıcana bir adam var. Sonra onları takip etmeye başlıyor çünkü kadına vuruluyor. Yaşadığı yeri öğrendikten sonra kadının yaşadığı binada oda kiralıyor. Sonrasında tekinsiz ve garip olaylar olmaya başlıyor. Bana göre çok değişik ve melankolik bir eser. Daha fazla detaya girmek istemiyorum zaten seksen küsür sayfalık bir novella. Dostoyevski'nin külliyatını okumak isteyenler için tabii ki de okunması şart. Üç tane de kısa öykü var. "Bay Proharçin" öyküsü geçimsiz, uyumsuz, eli felaket sıkı bir adam olan Bay Proharçin'in ölümünden sonra etrafındaki insanların kandırıldıklarını düşünmeleri ve adamdan kalan şeylerin üzerine çökmelerini anlatıyor. "Dokuz Mektupluk Roman" ise iki erkeğin birbirine yazdığı sitem dolu mektuplardan oluşuyor. İşin sonunda kirli çamaşırlar ortaya saçılıyor. Kısa ama güzeldi bu. Son öyküsü olan "Polzunkov" da da ava giderken avlanma teması işlenmiş gibi. Dediğim gibi ortalama bir eseri. Tavsiye ederim. İyi okumalar...
Edebiyat
Ev SahibesiFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202413,7bin okunma