Hasta kavramı, konuyu şöyle tehlikeli bir noktaya getiriyor. Bir kişiye hasta dediğiniz andan itibaren yaptığı eylemi hastalık çatısı altında yaptığını söylemiş oluyorsunuz ve yasal anlamda ceza ehliyeti kavramı giriyor işin içine. O zaman kişiye yaptığı eylemden dolayı bir hak tanımış oluyorsunuz. 'Ben, bu eylemi yaptım ama hastayım. Bir hastalıksa, o zaman bundan dolayı suçlanamam.'
Siz hastalığınız sebebiyle yaptığınız bir davranıştan dolayı suçlanabilir misiniz, ceza alır mısınız? Hayır almazsınız. O zaman biz enseste veya pedofiliye bir hastalık olarak bakmaya başlarsak, o zaman ceza ehliyeti kavramı devreye girer ve sonuçta bu kişilerin ceza alması ortadan kalkar. O zaman iş çok tehlikeli bir yere gider.
Ben bu konuda hastalık kavramının kullanılmasını uygun bulmuyorum. Bu davranışlar, psikiyatrik yaklaşıma göre parafili (cinsel sapkınlık) kavramı içinde yer alınıyor. Evet, bu bir davranış bozukluğudur, hastalık da diyebilirsiniz ama bu hastalık ceza ehliyetini etkileyen bir hastalık olarak değerlendirilemez.
Hiçbir kız çocuğu ya da kadın rızası dahilinde enseste maruz kalmaz. Ensest cehaletin, yokluğun, hiçliğin dışavurumudur. Bunu yok etmek de toplumun boynunun borcudur.
İncelediğim bir dosyada öyle hikayeler vardı ki... Baba oğluna cinsel istismar uygularken anne, "Biraz daha dayan, ne olacak ki?" diyordu. Komşuların şahitliğinde verilmiş bir hikâye bu.
Aynı cümleyi anne kızları için kullanıyordu. "Babanın ihtiyacını gider, ne olur, bak bize zarar verecek." Ya da "Abindir ne olur, evlenene kadar yapmak zorundasın" gibi ifadeler kendinizi insanlıktan çıkmış gibi hissettiriyor.
Sayfa 31 - TKDF Başkanı Canan Güllü ve Uzman Dr. Psikiyatrist Aynil Yenel·Kitabı okudu