Erkek aklına göre ortada kızın kendimi tutamayıp böyle ağlamasına neden olabilecek hiçbir şey bulunmasa da o gözyaşlarını görmek her şeyi unutturdu ona.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Artık gerçekten de sözün bittiği yerdeyiz. Ne demeliyim ne söylemeliyim bilmiyorum.
Tek bildiğim içim acıyor. Kaybettiğimiz canlara yanıyorum, halimize üzülüyorum. Birinin öldürülmesinin bahanesi olabilir mi? Sadece bunu sormak istiyorum. Ve bu soru zihnimde tekrar ettiğinde bedenimin her bir parçası, tüm hücrelerim ve damarlarımda akan kanım "HAYIR" diye bağırıyor. Peki biz neden hâlâ bahaneler dinliyoruz.
Arkadaşlar defalarca söyledik bu cinayetin faili belli, görüntüsü ortada. O anları tüm Türkiye izlemişken nasıl hâlâ ertelenip durabilir bu dava. Akla mantığa sığar mı? Aklı geçtim vicdanlarına nasıl sığdırabiliyorlar anlamıyorum.
Bir annenin acılı haykırışlarını duyduğum zaman tüylerim ürperiyor, gözlerim doluyor, uykularım kaçıyor. Bu pisliğe bulaşan herkes, katilinden savunanına farketmez siz nasıl uyuyorsunuz?
Kalbiniz ağırlaşmalı, kabuslar peşinizi bırakmamalı, yaşattıklarınızın hepsini içinizde bir leke gibi taşımalıyken siz nasıl hâlâ haklı çıkmanın yolunu arayabiliyorsunuz. Ama doğru; hissedebilmek için insan olmak gerek. Bir kalbe sahip olmak gerek. Sizde o yok.
Suça sürüklenen çocuk meselelerine girmeleyelim hiç. Bir çocuk katil olmaz. Masum bir çocuğu öldürüp o anları komik bir anıymış gibi gülerek birbirine anlatmaz. Engelli raporu çıkartmışlar. Cinayeti işlerken gayet aklı başındaydı noldu bedelini ödemeye gelince mi engelli oldu?
Artık sadece bir sonuç istiyoruz. Katillerin bedelini ödediği bir sonuç. Mesele sadece Ahmet değil, tüm çocuklar. Çünkü katiller cezasız kaldıkça dışarıda gezen binlerce potansiyel katili umutlandırıyoruz. Biz adaleti çoktan kaybettik, kabul. Ama geri kazanmak istiyoruz. Sadece bir istek değil bu, ihtiyacımız var. Çünkü yarın öldürülsek, kanımızın yerde kalmayacağını bilmeye ihtiyacımız var. Bir gün ansızın koparılırırsak