Kayıkta uyumak sorun değildi çünkü hiç tanımadığı annesi de onu bir fıçıya atıp denizin insafına terk etmişti. Sorun, o kayığa gidene kadar gördüğü işkencelerdi. Hodbin, ağlayarak uykuya dalmadan önce, hep bir gözü açık uzanırdı. Elinde bir bıçakla, hasımlarının geri dönmesini beklerdi. Bazen gelir, bazen gelmezlerdi ama Hodbin, o karabasanların olduğu bir yerde tatlı düşlerin olmayacağını iyi bilirdi. Uyku bir bilinmezlikti ve o bilinmezlik, ona eziyet etmek için gecenin çökmesini beklerdi.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
"Eşitlik diye bir şey yoktur, Sedir. Tüm komşularına söyleyebilirsin. Güç kimdeyse, onun kuralları geçer. Kimse de elindeki gücü başkalarıyla öylece paylaşmaz. Yani, annen haklı. Böyle hayaller kurmamalısın," dedi son lokmasını yutarken.
"Adine, çocuğum, sen hayattan ve insanlardan çok fazla şey bekliyorsun. Kendi mutluluğunu engelliyorsun ama. Hayatta her şeyin bir bedeli var, en fazla da mutluluğun."