e.

“Benim küçük kuşlarım…”
Puan vermedi·104 syf.··
2026 17. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 24 Nisan 2026 19:06
Thomas ve Mathieu, iki engelli kardeş. Bu engelli kardeşlerin doğumundan, yaşlılıklarına kadar olan gelişimlerinde babalarının ve çevrelerinin onları nasıl gördüğününün betimlemesini okuduk. Kitap kısa olmasına rağmen etkisinin bir hayli yoğun olduğunu söylemek mümkün. Çünkü okuduğumuz şeylerin çevremizde yaşanılan ve tanık olduğumuz gerçeklikten uzak olmadığını, bazı ailelerin bu durumları yaşadığını ve nitekim yaşanılan bu durumu daha da zorlaştıran çevrelerinin olduğunu, manevi olarak nasıl yıprattıklarını ve her şeyin ötesinde içlerinde belki hiç bitmeyecek fakat alışılmış ince bir sızının durduğunu biliriz. Kitabı okurken aklımın bir köşesinde okuduğum şu cümleler dolandı durdu; “Annelerin en büyük korkusu çocuklarının onlardan önce ölmeleridir. Çocuğu engelli olan annelerinki ise çocuklarından önce ölmek.” Empati kurabildiğimiz, farklılıkları kabullendiğimiz, hayatı kendi dar pencerelerimizden ibaret görmediğimiz bir hayatın hepimizin dünyasını ferahlatacağına inanmak istiyorum. Yazarın dili acının o mizaha vuran keskinliğinden hallice. Çünkü yazdığı her şeyin muhatabı iki engelli bireyin babası olan kendisi. Okumak isteyenlere tavsiyedir.
Nereye Gidiyoruz Baba?Jean-Louis Fournier · Yapı Kredi Yayınları · 20255,1bin okunma
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
“Yara bere içinde eve dönerken.”
Puan vermedi·144 syf.··
2025 105. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 13 Aralık 2025 00:44
Tarık Tufan Geç Kalan kitabı ile bir yitirmenin acısını anlatıyor. Sevdiği ve hayatında büyük anlamlar vakfettiği Füruzan’ı yitiren karakterin hissettiği duyguları aktarırken aynı zamanda bu duyguların hayatının bütün kısmına sirayet ettiği, belki bir acının, içinde gizlenen bütün yaraları ve elem’i gün yüzüne çıkarmasını okuduk. Evet, insan bazı durumlarda geç kalandır. Zamanında gitmesi gereken yerlere gitmiyorsa, uzatması gereken eli uzatmıyorsa, uzanan eli tutmuyorsa, pişmanlığı hayatının bir döneminde hiç tatmayacak gibi yaşıyorsa, öngöremiyorsa, sorgulamıyorsa…Bunun aksi durumlar için “hayır” insan geç kalan değildir. Elinden geleni yaptıktan sonra artık müdahil olamayacağı durumlar neticesinde kadere teslimiyeti bilmelidir. İnsan bazen sadece acizdir, hikayesini tamamlayacak olanın kendisi olmadığını öğrenene kadar. Nitekim her hikayenin yeri de zamanı da bellidir. Her hikayenin Füruzanı’da. Kitaba başladığım zaman, fazla karamsar ve kasvetli gelen paragrafları okurken içimin sıkıldığını hissettim. Fakat sayfalar ilerledikçe, karakterin kendi içini dökmesi, bir insanın yaşayabileceği duyguların binbir çeşit hale bürünmesi, yazarın dilinin sade, betimlemelerinin kuvvetli olması beni kitabın içine çekti ve severek okudum diyebilirim. Tavsiyedir.
Geç KalanTarık Tufan · Doğan Kitap · 20213,384 okunma
“Hem yapan, hem bozan, hem seven, hem kıran bir varlık.”
Puan vermedi·192 syf.··
2025 100. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 17 Kasım 2025 10:48
Engin Geçtan uzman bir bakış açısıyla baktığı insanı, gayet sade bir dille, sadece meslektaşlarının değil içinde yaşadığı topluma ve kendisine göz atmak isteyenlerin de okurken keyif alabileceği bir eser bırakmış bizlere. Romanların kurgu dünyasından sıyrılıp, hayatın ve insanın gerçekleriyle ilişki kurabildiğim kitaplara ihtiyaç duyuyorum zaman zaman. İçinde bulunduğum toplumun bakış açısını daha derinden görmek hoşuma gidiyor. Bu kitapta insanın çocukluktan itibaren kendinde geliştirdiği durumların, yetişkinliğine nasıl tezahür ettiği, onun bir birey olarak ilerlemesinde, yaşamının içinde kalıp, kendini geliştirmesindeki etkenleri okuduk. Ki bu etkenler çoğu zaman şahit olduğumuz şeylerdi. İnsan neyi görüyorsa, çevresine onu gösteriyor. Neyi biliyorsa, neyi öğrenmişse, neyi içselleştirmişse, öğreti olarak kabul gördüğü her neyse iyi ya da kötü bunu benimsiyor. Benimsediği şeyleri yetişkinliğinde kullanmaya başladığı zaman içinde biriktirdiği olumsuzluğu, dışarıya yansıtırken çekinmiyor. Ben bu görüşü uzmanı olmadığım fakat içinde yaşadığım ve bireyi olduğum toplumu düşünerek bir sığınak olarak kabul etmiyorum. Yaradılışımız mükemmel olsa da hayat eğip, büküp, olması gereken şekile getiriyor her birimizi. O şekli alırken bizim nasıl tutum gösterdiğimiz önemli. Yetişkin bir birey olmanın farkındalığı ile, acılarımızı bir başkasından çıkarmamayı, içimizde bulduğumuz yetersizlik ve değersizlik duygularını narsistlik ile yoğurmamayı ve en önemlisi bilinçli olarak yaptığımız kötülükleri bir bahane altına sığdırmamayı, kimseyi kendi içimizde bulduğumuz yaralardan dolayı yaralamamayı bilmeliyiz. Bir şeylerin tam buradan değişeceği inancına tutunmalıyız belki de. Yazarımızın da söylediği gibi; “Binlerce yıllık evrimi sonucu insan aynı zamanda dost, yardımsever, yapıcı ve
İnsan OlmakEngin Geçtan · Metis Yayınları · 202533,4bin okunma
“Biliyorsun ki sonuna kadar gitmek zorundasın.”
Puan vermedi·517 syf.··
2025 78. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 20 Temmuz 2025 17:15
Hikayenin ana karakteri Martin Eden toplumun alt sınıf olarak nitelendirdiği bir tabakaya ait. Kendi hayatının penceresinden daha önce dışarı çıkmamış, aradığı sevgiyi kendi içinde dahi bulamamış biriyken soylu bir sınıfa ait kızı sevmeye başlar, kendi bulunduğu konumdan onun olduğu yere ulaşabilmek için verdiği çabayı, bu çabanın içerisinde kendisini bulması ve günün sonunda bulduklarının ağırlığıyla baş edememesini okuduk aslında. Martin tamamen bir çırpınış ve tırmanış içerisindeydi, ait olmaya çalıştığı yerler geldiği yerlerden çok farklıydı ama onu ulaşmaya çalışırken ki yol değil, o yolda karşılaştıkları yordu. İki yüzlülükler, emeğinin karşılığını alamaması, alaycı tavırlar, yolunu destekleyen kimsenin olmaması ve kendi inandığı şeyleri savunmak için bile büyük bir çaba sarf etmek zorunda kalması... Martin, bulunduğu yerden şöyle bir dönüp çevresine baksaydı eğer, ulaşmaya çalıştığı yerlerin göründüğü kadar yüksek olmadığını ve hatta vasat bile denilemeyecek kadar aşağı olduğunu görebilirdi belki. Fakat insan içinde bulunduğu durumların vehametine kapılınca, çıkabileceği her kapı ona haz duygusu uyandırır. Onun yanılgısı da bundandı…Nitekim o yanılgıyı fark ettiği zaman, iş işten geçmiş, arzu duyduğu ve ulaşmaya çalıştığı toplum tarafından benimsenmiş, fakat kendi özü içinde kaybolduğundan gerçek dünyayı tanımak ona çok ağır gelmiş, bu ağırlığın altından kalkamamıştı…Oysa kendisine verdiği öğütlerden bir tanesi şuydu, “Burada duramazsın, devam etmek zorundasın, biliyorsun ki sonuna kadar gitmek zorundasın.” Martin, kendi hayatımızda zaman zaman empati kurmaktan kaçınamayacağımız bir karakterdi, fakat söylemeden de geçemeyeceğim; bu hayatta ne olduğunuz, kim olduğunuz, aidiyet hissiniz, sizi kimin benimsediği, kimin yok saydığı, kimin hor gördüğü, dünyayı
Martin EdenJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025134,9bin okunma
“Tezer Özlü, edebiyatımızın gamlı prensesi.”
Puan vermedi·128 syf.··
2025 59. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 21 Nisan 2025 12:34
Yaşamın Ucuna Yolculuk, yazarın bizi kendi gündelik yolculuklarına çıkardığı bir anlatı kitabı. Bu sadece bir yolculuk değil, içe dönüklük, sorgulamalar, ait hissedememeler, bazı zaman sitem, bazı zaman küçümseme, bazı zaman eleştiri, hüzün, yas, karamsarlık, yalnızlık… Bir yolculuk ama yolun nereye gittiği, nasıl gittiği önemli de değil. Çünkü birçoğumuz biliriz ki kendimizle birlikte götürdüğümüz hisler, dünyanın hangi ucunda olduğumuzla ilgilenmez. Özlü, bana göre tam da böyle bir buhranın içinde kaleme almış bu eserini. Anlatmış, bazen taşmış, bazen durmuş. Bazen umut dolu, kendi yolunda, istekleriyle, sınırları aşmış bir şekilde yürüyeceğinin kararlılığı var. Bazen ise sadece susmuş. Çünkü susmanın bile gayet büyük bir gürültü olabileceğinin farkında. Susmasını duymayanlara, ne kadar konuşsa bile bir etkisi olmayacağının bilinci var. Bu bilincin ve farkındalığın getirdiği yorgunlukta…Belki de bu kitabı bir noktadan yakalamamın nedeni de budur: Susmak. Çoğu zaman gösterilenin aksine fazlasıyla gürültülüdür, susanın boğazında bir yumru vuku bulsa da, o suskunluğu duymayanın sağırlığı daha fenadır bir bakıma. Çünkü insan histir, histen ibarettir. Yazarın dili sade, akıcı ve anlaşılır bir eser. Anlatı kitabı okumayı severler, yaşam yolculuğunda içini dinlemeyi deneyimlemiş olanlar, okurken kendilerinden bir şeyler bulabilecektir tahminimce.
Yaşamın Ucuna YolculukTezer Özlü · Yapı Kredi Yayınları · 202114,7bin okunma