Elif Nur ÖKSÜZLER

Şu âlem-i faniyede kimse kalamaz, devir-i daimdir, daima gider ve olduğu gibi gider. Bir şey kalmaz, daha bir şey görünmez, avdet etmez, hiçten meydana geldiği gibi bir gün yine hiçe gider.
Sayfa 18 - cağaloğlu - tolstoy yayınları·Kitabı okudu
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Binaenaleyh Allah insanlara nafi olan şeyleri bilir ve ona göre tanzim emreder. Eğer bütün insanlar refah-ı hal ve saadet-i bal içinde yaşamış olsalar idi pek ziyade şımarıb ahlaklarını bozacaklardı. Bunu insanlar göremez ve anlayamazlar. Fakat o Halik-ı Rahim olan her şeyi muhit ve alimdir.
Sayfa 16 - cağaloğlu - tolstoy yayınları·Kitabı okudu
... bir kitabın üstü bir sineğin ölmeyi tercih ettiği yegâne yerdir.
Sayfa 18·Kitabı okuyor
Güneşte de karın beyazı çekilmez oluyordu! Gözlerini yummuştu ve dedi ki; Allahın günü dinamitle mezar aç. Allahın günü yedi sekiz mezar aç. Dün on birdi hatta. Ve Allahın günü ölüleri hiç de boylarına uygun düşmeyen mezarlar içine tık. Mezarlar ufak çünkü. Ve ölüler de bazen öyle eğri büğrü, öyle kaskatı kesilmiş oluyor ki. Daracık mezarlara tıkıştırılmaya kalkınca da çatırdıyorlar. Ve yer de öyle sert, öyle soğuk ve öyle rahatsız edici ki. Ölümleri boyunca katlanacaklar işte buna. Ama ben, ben bu çatırtıları duymak istemiyorum artık. Bir cam nasıl tuz buz olursa, öyle. Cam gibi tıpkı.
Sayfa 104·Kitabı okuyor
İki adam kalkıyor ve tüfeğe sarılıyordu. Ve ne zaman karşıda bir insan görseler ateş ediyorlardı. Hep de hiç tanımadıkları bir insan oluyordu bu. Kendilerine bir kötülük yapmamış bir insan. Ama ateş ediyorlardı. Bunun için tüfeği bulmuştu biri. Ve karşılığında kendisine ödül verilmişti.
Sayfa 94·Kitabı okuyor