"Kalabalığın farkına bile varmadığı kısacık bir an,âşık içinse bir sonsuzluktu bu.Zamanın iki yüzü var,dedi kendi kendine Hayyam,iki boyutu;uzunluğunu güneşin seyri belirliyor,kalınlığını ise tutkular."
"Asıl sebep ve illetlere varabilseniz göreceksiniz ki en zayıf tarafımız dışımızdadır.Gözümüzü kör eden yedi renktir,kulağımızı sağır eden sesler,ağzımızı paslandıran yediklerimiz,kalbimizi önce coşturup sonra durduran sonsuz koşmalarımızdır.Yüksek insan dışına değil,içine kıymet verendir"
"Demek hayat böyle iki adım ilerisi bile görülmeyen sisli ve yalpalı bir denizdi.Tesadüflerin oyuncağı olacak olduktan sonra göğsümüzü dolduran hisler ve kafamızda kımıldayan düşünceler neye yarardı? Yaşayışımıza ve etrafımıza şekil vermek arzusuyla dünyaya gelmekten ise hayatın ve muhitin verdiği şekli kolayca alacak kadar boş ve yumuşak olmak daha rahat,daha makul değil miydi?"