Elif

10/10
·176 syf.··
Beğendi
·
2023 27. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 14 Aralık 2023 00:01
Bir küçük asma kökü ve daimi bir göç, mücadele, savaşın üç nesillik mirasının hikayesi... Her bir neslin bambaşka ilgi, yetenek ve potansiyelleri ama, birbirine çok benzer acıları var. Kanlarında dolaşan azim ve cesaret onları, kaderlerine kanlı bir kalemle yazılmış kederden koruyamıyor. "Bütün anılarımız kül olup uçuyor," dedi ona. "Yalnızca küllerden bir miras kalacak elimizde." Geçmiş ve gelecek bir döngüde, birbirlerine gebe. Hiçbir detay karşılıksız kalmayıp, okurun hafızasıyla dalga geçmeden birbirine bağlanmak üzere yazılmış. Gerçeklik, gerçek üstülüğün sınırlarında dolaşıyor. Karakterler bizimle doğuyor, büyüyor ve ölüyor. Üstelik ölümleri daha onları ilk tanıdığımız anda bize hatırlatılırken... Her seçim, her acı, her başarı, tüm cesaret gösterileri ve zaferler, çaresizlik anları, donuk bir dinginlik, bazen delilik ve elbette.. kayıp. Her biri yüreğimizin derinliklerine ince ince işleniyor. Tüm bunların sonunda ise her şey yeniden başlıyor. Daimi bir umut ve umutsuzluk çemberi gibi. Tam olarak insan olmak gibi. İşte öyle bir kitap...
2023 Okuma Raporları
MirasMiguel Bonnefoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025417 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
10/10
·438 syf.··
Beğendi
·
2023 1. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 12 Ocak 2023 19:21
"İnce Memedim, şahinim!" Yalnızca bir devrin değil tüm zamanların hikayesi. Bir kahramanın değil hep içimizde barınan mutlak bir gücün, başkaldırının, mücadelenin hikayesi. Memed'in yolu, hepimizin bilmeden yürüdüğü bir yol; topraktan ve bizim. Çoğu zaman korktuğumuz, zorlu bir yol. Sarp kayalar, çetin kışlar ve bilekleri kesen 'çakır' dikenler... Kötülük mutlak ve çok tanıdık. Abdi Ağalar her yerde ve biz şanssız olanların, bizi onlardan koruyacak bir eşkıyası yok. Gözlerinde sarı pırıltılarla, için için yanan koca bir ateşle... Biz küçük insanların, "bir yerleri var, bir ince yerleri... Oraya değmemeli." İçimizde bir Memed yaşatırız, "aşağı görmemeli."
İnce Memed 1Yaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 202374,2bin okunma
10/10
·668 syf.··
Beğendi
·
2022 14. kitabı
·
22 günde okudu
·
Okunma: 27 Kasım 2022 22:13
İşte dahi yazarları ve onların yaratımları bu epik dünyaları sevmemin sebebi bir kurgu daha. Yalnızca çılgın, fantastik bir eğlence değil, politikayı ve derin bir entrika ağını bu kadar rahatça okura geçirebilmek çok büyük meziyet. Üstelik ortadaki fantazi o kadar beklenmedik ki bu özgünlüğe karşı yaşadığım şaşkınlıktan inanılmaz keyif alıyorum. Şaşkınlık... Bir kitabı okumayı keyifli kılan, sürükleyiciliği sağlayan en temel duygu bana sorarsanız. Olmadan da olur tabi ama, varlığı çok kıymetli. Ben şaşırtılmayı, yazar tarafından aklımla oynanmasını hatta kandırılmayı (sonu böyle tatmin edici olacaksa eğer) kabul edilebilir buluyorum. Çeşitli zekâ oyunları, sonunda çözülen düğümlerin devamlılığı ve yazarın en sona sakladığı o büyük farkındalık anı çok mest edici. Uzun soluklu bir okuma serüveni olmasından kaynaklandığını düşündürse de karakterleri bu kadar yavaş ve çözümleyici tanıtmasından mütevellit onları anladıkça, sevdikçe kurulan bu bağ, sonunda onlardan kopmayı, kaybetmeyi yıkıcı hale getiriyor. Sanderson okuması çok keyifli bir yazar ve bu gidişle kütüphanemin de demirbaşlarından biri olacak.
Sissoylu - Son İmparatorlukBrandon Sanderson · Akılçelen Kitaplar · 20141,874 okunma
10/10
·176 syf.··
Beğendi
·
2022 10. kitabı
Martin'in en çok içime işleyen ve beni yazara hayran bırakan yanlarını, gözlerimde canlandırdığım haline böylesine benzer şekilde görmek duygulandırdı... Üstelik Martin Eden'ın sadece hikayesinde değil çizimlerinde bile Jack London'ı görmek çok özel.
Martin EdenDenis Lapière · Yapı Kredi Yayınları · 2019183 okunma
10/10
·240 syf.··
Beğendi
·
2021 19. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 18 Nisan 2021 23:09
Düşüncenin ötesini hayal edebilmek ve onu, okurun heyecanını daima taze tutacak bir kurguya dökebilmek bir yazarın zekâsının en parlak ürünüdür. İşte bu yüzden, bilim-kurgu yazarları çok zeki ve ne yazık ki sayıca da azdır. Bundandır ki "Artık daha fazlası olamaz, bundan sonrası ancak tekrarlar ve klişelerle dolu olabilir." önyargısıyla başlarım her kitaba. Bilim-kurgu okumanın tek handikabı ve en güzel yanı da budur aslında. Çünkü, her seferinde yanılır ve şaşkın bir memnuniyetle sürdürürüm okumamı.. ve o son sayfada -içimde bir hüzün- karakterlere teker teker veda eder, kapağı kapatır ve dakikalar boyu kafam yukarda, elim kalbimde düşünür dururum. Yanılmak, ancak bu kadar mutlu edebilir... Yanıltan kitaplardan biri de işte, Yenilmez. Regis 3 adlı gezegene gönderilen bir gemi ve mürettebatından haber alınamaması üzerine 'Yenilmez' adlı başka bir gemiyle gezegene tekrar iniş yapılıyor. Karalarında canlı yaşamının olmadığı bu çöl gezegeninde, görünürde hiçlikten başka bir şey yok. Kısa sürede bulunan önceki gemi ve mürettebatından geriye kalanlarsa aksini ispatlıyor. Ancak ne bir mücadele izi ne teknik bir arıza ne de biyolojik bir sorun olmamasına rağmen, bir gemi dolusu bilim insanına ne, nasıl zarar vermiş olabilir? Kitapla ilgili ilk düşüncem, bilimselliği oldu. Uzay, mühendislik, fizik, tıp, biyoloji, istatistik ve stateji biliminin her alanında terimsellik çok fazla ancak, kesinlikle boğmuyor. Aksine okuduğumuzun fantastik bir yanı olmadığını suratımıza acımasızca vuruyor. Karakterleri çok gerçek, çarpıcı durumlara verdikleri dehşet dolu tepkilerden ya da bilinçli tepkisizliklerinden bunu anlayabiliyorsunuz. Üstelik yazar, gerilimi kitabın sonuna kadar, tüyleri diken diken edecek, tatlı tatlı ürpertecek bir boyutta tutmayı da başarmış. Gizem unsuru, yakanıza
YenilmezStanislaw Lem · İthaki Yayınları · 2018696 okunma