"Yaşıyorum, dedi delikanlıya,aysız ve kampsız bir gece, hurma yerken.Ve bir şey yerken yemekten vaşka bir şey düşünmem. Yürüdüğüm zaman da yürüyeceğim,hepsi bu.Savaşmak zorunda kalırsam,ölüm şu gün ya da bugün gelmiş vın gelip tırıs gider. Çünkü ben ne geçmişte ne gelecekte yaşıyorum.Benim yalnızca şimdim var ve beni sadece o ilgilendirir. Her zaman şimdide yaşamayı başrabilirsen mutlu bir insan olursun. Çölde hayat olduğunu, gökyüzünde yıldızlar olduğunu ve insan hayatının özünde bulunduğunu için kabile muhariplerinin savaştıklarını anlayacaksın.O zaman hayat bir bayram, bir şenlik olacak;çünkü hayat, yaşamakta olduğumuz andan ibarettir ve sadece budur."
"Hepimizin zayıf anları olur, ağlayabildiğimiz için çok şanslıyız, gözyaşları bizi çoğu kez huzura kavuşturur, ağlamadığımız zaman ölecek gibi oluruz."
"Sapkınlık, yalnızlık, bencillik çağı değil mi bu. Kapılmama zamanı, hoyrat davranmama, kendini bilme, kendini öğrenme. Her şey sende başladı, her şey sende bitecek, her şeyin çözümü sende , suçluda sensin, suçsuz da. İyi de sen kötü de. Mutsuz zaten sensin ama mutlu olabilecek de sen. Yollar uzun, yollar çok, yollar hep. Kaybolma..."