ben günde kaç defa onu özlüyorum.
o yok.
sayısız perdeler iniyor aramıza
üzerimize pençeler atlyor
birkaç deniz kentinde binlerce ölüm yaşanıyor
binlerce kavşakta düğümleniyoruz .
mezar taşlarından yapılmış kemikleri sarıyoruz
üstümüze
çoğalmış göklerin arkasına sığınıyoruz bütün nefretleri
besliyoruz nefretler semiriyor
Sevgilim, düşmanım olan maddeden haykırmayı ve feryat etmeyi öğrendi. Bense ona kalp gözünden şefkat gözyaşlarını akıtmayı, asil bir iç çekişi öğreteceğim
Sevgilim benimdir ve ben onunum...
 Ben cömertliğine güvenmeden önce onun lanetlenmeyi öğrenmesi gerek. hiç öfke duymuyor birinin onu incitmesinden bu kadar mı korkuyor ?kendisi olmaya cesaret edememesi sebebi bu mu ?neden yalnızca küçük mutlulukların peşinde koşuyor? ve bunu erdem diyor. bunun asıl adı korkaklıktır
İntihar,akla düşen bir damla asittir.Onunla yıkanmasını bilmeyen delik deşik olur ve erir.Bu yüzden intiharın eşiğinden dönen yoktur,oraya varan orada yaşar,oraya varan orada ölür.Şimdi sende o eşiktesin.O eşiğin altında.Ölene kadar.Korkma,sağlamdır yerin.Üstünr gökyüzü çökse,yıkılmaz zihnin.Çünkü durduğun yerde,umursamayacaksın insanlığı.Ama unutma,tırnağın kırılsa mermiyle dolduracaksın ağzını.
Her doğum en az iki ölüm eder,Biri yaşamak,diğeri yaşatmak isteğine bağlı,iki ölüm.
Ancak hayata gelenin,hayatta kalması için,o ölümler sayesinde nefes aldığından habersiz olarak yaşaması gerekir.
Aksi takdirde,söz konusu kişi bir savaştan ibaret olur ve her gün içinden ölü çıkar.