Elif Akçay

İki yıl önce dizimi sakatladım. Artık koşamıyorum. Eksikliğini hissediyorum bunun. Hiçbir otobüse yetişemiyorum mesela, çünkü yetişmek için biraz koşmak gerekir. Durakta beklerken otobüs gelmiyor değil. Geliyor, biniyorum. Ama bu yetişmek sayılır mı?
Sayfa 38·Kitabı okudu
Reklam
Babasının dördüncü kattaki evlerinin balkonunda bir trafik kazasında öldüğünü söylüyordu herkese ve şaşıran yüzleri izlemeyi seviyordu: "Yani," diyordu, "sokakta bir trafik kazası oluyor ve babam dördüncü katta kalp krizi geçiriyor. Trafik kazası yüzünden öldüğü söylenebilir değil mi?" Bu hikayeyi anlatmayı seviyordu; bir hikâyeden farksız geliyordu ona, geçen onca yıldan sonra normal karşılanabilir, çünkü bazı acılar hikâyeleştirmeden atlatılmaz; holokost hakkında ne çok film var değil mi ve ne çok hikâye var bu kitapta, baba, kardeş ölümü hakkında!
Sayfa 40 - Holden·Kitabı okudu
Ölüm

Elif Akçay

, bir kitap okudu
10/10
·144 syf.·
23 günde okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2023 17:12
·
2023 4. kitabı
Ömer Arslan
8.3/10 · 32 okunma
Endişeden bayılacak kadar harap olmuştum, sisler içerisinde, kafam karışmış halde ortalıkta dolanıyordum, çamaşır yıkadım. İçinde boğulacakmışım duygusuna kapıldığım, nefret ettiğim bir şeydi çamaşır; bitmek bilmeyen çamaşırları yıkamak zorunda olmak bana normal bir yaşamın en sıkıcı, en boş, en duygusuz işi gibi geliyordu. (...) Dağ gibi yığılmış çamaşırlar olmasaydı, diye düşünürdüm o zamanlar, çok daha mutlu olabilirdim, okumam gereken, okumayı özlediğim kitapları okurdum, ama bunun yerine bir makine dolusu daha çamaşır yıkamalıydım, yıkadıktan sonra da asılması imkânsız çarşafları kurumaları için asmalıydım, bir de yağmur ya da kış meselesi vardı, çamaşır askılığı küçük olduğundan veya üzeri zaten çoraplar, külotlar, etekler, bluzlar, fanilalarla dolu olduğundan çamaşırları kapı, sandalye üzerine asmak zorunda kalıyordum ve çamaşıra lanet okuyordum. Ancak dünya başıma geçince, kafam bozukken, pes etmişken çamaşırlar beni ayakta tuttu, çamaşırları yıkayıp asmak için harcadığım zaman, kuruduklarında onları katlamak, çocuklar gece yattıklarında dolaplara yerleştirmek, sonra da çamaşırlar yıkanıp, kurutulup, katlanıp, dolaplara tertemiz yerleştirilince uyuyakalmak, o zaman çamaşırlar hayatımı kurtardı diye düşündüm.
Sayfa 85 - Siren·Kitabı okudu
Edebiyat
“Sizde yok muydu. Teneffüslerde bizim okul bahçesinin dışına seyyar satıcılar gelirdi, simitçi, niyetçi, oyuncakçı falan. Korkulukların arkasından alışveriş yapardık. Şarkı sözü basılmış gazete kâğıtları satan bir adam vardı. Tek yaprakta beş altı şarkının sözü yazılı olurdu, alır oradan ezberlerdik." "İlk defa duydum." "Ben o şarkıları, satıcının yazdığını düşünür, şarkıcılar lüks arabalarla gezerken adamın okul bahçelerinde tezgâh açmasına üzülürdüm."
Sayfa 34 - EVEREST·Kitabı okudu
Reklam