kaderi düşünüyorum. ne yapsam nihayet yapacağım tek bir şey olacağına ve o da alnımın yazısını belirteceğine göre ; onu, bütün iradeleri aşan namütenahi bir kucaklayış kabul ediyor ve irademin yanmış bir kibrit gibi bükülüp büzüldüğünü duyuyorum.
garibiz; her yerde, her şeyin içinde ve herkesin ortasında garibiz... vatanımız burası sanmayın. ve bu gurbet Allah hasretinden başka bir şey değil. her şeye ve herkese uzaklığın da aks-i davası o, Allah... yakın olan o ama biz farkında değiliz.
İslam tefekkürünün, kavrama, anlama manasına "yakin" mefhumiyle belirttiği üç derece var:
ilm-el yakin: öğrenerek anlamak
ayn-el yakin: bizzat görerek anlamak
hakk-el yakin: içine girerek, içinde eriyerek anlamak
mesela van gölünü bilmek bir "ilm-el yakin" anlayıştır. yanına kadar gidip görmek "ayn-el yakin"... içine girip boğulmak "hakk-el yakin"...