bizim türümüzün bu dünyada yaşamaya, hem birbirini hem dünyayı yok etmeye hakkı yok, hepimizin içinde korkunç bir canavar yaşadığı yadsınamaz bir gerçek. acı çeken bu insanlar, insan değil de hayvan olsaydı bu acıların hiçbirini çekmezlerdi. kendimizi hayvanlardan ve bitkilerden üstün görmemiz büyük bir aldatmaca, insanlık diye yucelttigimiz şey aslında ne aşağılayıcı bir kavram.
...."bir koyağın dibinde burnumuza çok kötü kokular geldi. çok insan olmuştu orada, curuyorlardi. eridi aileler gördük, çoluk çocuk, yaşlı genç, birbirlerine sarılıp can vermişlerdi. onlara dua ettik, takatimiz tükenmişti, ölü bedenlerin yanına uzaniverdik."...
orta doğunun acımasız yüzü, bir paket sigaraya satılan kızları, ırkçılığı, ayrımcılığı, mültecilerin ölümden kaçışları... kitabi okuduktan sonra Bi düşündüm, bu dünya üzerinde bunca kötülük bunca ayrışma neden var? kendi haline, saygılı insanlar olmayı neden beceremiyoruz? illa birileri bedel mi ödemeli, bu kadar kin öfke nefret niye? kundaktaki bebeğin ne suçu var, her şeyden Bi haber çocukların ne suçu var? avm de eğlenen çocuk da bir, o mülteci kampında çocuk da bir. cografya kaderdir diyorlar ya, bunca acı bunca sıkıntı bunca keder. duramaz mi bu insanların çektiği acılar!