Serinin ikinci kitabı da ilk kitabı gibi gayet keyifli ve benim için merak uyandırıcıydı. Lou’nun hayatına devam ettiğini görmek hoştu. İlk başlarda elbette her şey karışık gibiydi. Depresyonu, beklenmedik misafiri, katıldığı grup.. bu beklenmedik misafirin girmesini biraz zorlama bulmuştum başlarda, hani nasıl olurdu, biraz saçma geliyordu. Misafirin birçok sıkıntısı varken Lou’nun onu sorumluluk alarak ilgilenmesi ise kesinlikle ona özeldi.
Lou’nun depresyondan çıkması, monoton gelen hayatının yeni kişilerle tekrar değişmesi güzeldi. Sam’i de sevdiğini biraz geç anlamış olması sinir de bozmadı değil ama kabuğundan bu kadar da çıkması iyidir. En sonunda o kabuğu atacağına inanıyorum.