“Ne dersin Philipp, beceriksizce de olsa, öykümüzü yazabilecek miyim acaba? Bunu senin yaptığın gibi dürüstlükle, her şeyi söylemeye büyuk bir çaba göstererek yapmak gerekir. Güç olacak, seziyorum bunu. Hep kendine acımaya, kendini nasıl olmak istiyorsa öyle anlatmaya eğilim gösterir insan. Hele ben; bana yaptığın serzenişlerden biri de buydu. “Kendine acıyıp durma” derdin bana.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Yerinden kalktı, aynaya baktı ve kendini çirkin buldu. Gözlerinin o temiz aydınlığı yoktu. Sanki burnunun ucu uzamış ve yukarı doğru kalkmıştı: "Çirkinim," dedi. Çirkinim, fakat gideceğim yarın Feriha'ya.
"Feda edemem Feriha'yı. Paris'i feda edemem. Olamaz bu. Daha çok sevebileceğim bir adamı sevseydim de olamazdı bu. Hayır! Ne münasebet canım? Öyleyse ayrıl. Meral, şekerim, ne aldatıyorsun, üzüyorsun bu adamı? Neden ayrılmıyorsun? Bilmem. Elimden kaçırmak istemiyorum, sade menfaat değil, gurur da değil. Tuhaf bir bağlılık işte."