Fırtına bir şey kabul etmiyor; o şeyi yıkıyordu. Neyi? Ne gürleyen rüzgarda, ne de çakan şimşekte bu soruya bir cevap yoktu. Bunların hepsi görkemli bir “Hayır!” idi. Neye, “Hayır olmaz!” diyorlardı? Bilmiyordum. Ama gönlümün ta içi bu “hayır”la birikti.