Mükemmel bir kitap ile karşınızdayım. Derste konu anlatım için verilmiş bir ödevdi aslında kendisi. Fakat okudukça çok beğendim ve keşke daha önceden keşfedip okusaydım dedim. Kitap, günahlarından arınıp iç hesaplaşma yapmak üzere otel odasına gidip çırılçıplak bir şekilde yatağa girip ölmeyi bekleyen Aysel’i konu ediniyor. Aysel, geçmişi hatırlayıp dönemin şartları hakkında da bilgi veriyor bize. 1938 Türkiye’si Aysel’in kardeşine, arkadaşına yazdığı mektuplarda bize veriliyor.
Ağaoğlu’nu araştırdığımda aslında onun kendi kimliğiyle ayakları üzerinde duran kadını ön plana çıkarmak istediğini gördüm. Onu her ne kadar Halide Edip Adıvar’a benzetseler de o Nâzım Hikmet’e benzediğini ve onu örnek aldığını söylemektedir. Ayrıca kitaptaki Aysel ile Adalet Ağaoğlu’nun çok fazla ortak özelliğinin olması da dikkat çekmektedir.
Kitabı çok beğendim, umarım siz de büyük bir zevkle okursunuz
Cengiz Aytmatov ile Beyaz Gemi kitabıyla tanışmıştım. O kitap bana çok farklı gelmişti, yazarın kullandığı imgeler motifler alışılmışın dışındaydı. Ardından Çağdaş Türk Dünyası dersimizde işlediğimiz Gün Olur Asra Bedel kitabını okumaya karar verdim. Kitabın dili o kadar akıcı, o kadar güzel ki. İçerisinde yer alan 3 efsanevî hikâyeler beni çok etkiledi. Hikâyeler; Mankurt, Nayman Ana ve Raymalı Aga efsanesi. Bu efsanelerden etkilenmemeniz mümkün değil. Kitap bitince “gerçekten var mı böyle bir şey?” diye kendi kendinize sorup araştıracağınızdan da şüphem yok, ki ben de öyle yaptım Roman, Yedigey’in yakın dostu olan Kazangap’ı gömmek amacıyla Ana-Beyit Mezarlığına giderken o yolda geçmişi hatırlamasını anlatıyor. Cengiz Aytmatov bir yandan da bu kitap ile Sovyet rejimini eleştirmiştir ki onun hayat hikâyesini bilenler babasının da Sovyetler tarafından öldürüldüğünü bilir. Romanda uzay üssü ile ilgili konular da ele alınır böylece o zamanlardan Aytmatov’un geleceğe yönelik yazdığını da görmüş oluyoruz.