Kesinlikle okunması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum hayata bakışımızın ne kadar sığ olduğunu fark etmemi sağladı. Kitabı bitirdiğimde yapılan metaforları daha iyi anladım. Yer yer rahatsız edici şeyler var tabii ama tavsiye
Sindire sindire okunması gereken bir kitap, kendi hayatımıza dışardan bir göz ile bakmayı unutuyoruz, hayatın ne kadar kısa olduğunu da.. Bu kitapta da hayatın kısalığını nasıl dolu dolu değerlendirebileceğimizi asıl mutluluğun sandığımız mutluluktan ne kadar uzak olduğunu görüyoruz.
SPOİLER
sonlara doğru okumakta zorlandığım bir kitap oldu, psikolojik problemlerle uğraşan esther namı diğer elly başından geçen olayları sağlıksız bir bakış açısıyla zihin akışı yöntemiyle anlatıyor. intihar girişiminde bulunup başarısız olunca akıl hastanesine yatırılıyor...
Kitap sadece kadınların yaşadığı olağanüstü güzellikte ve keşfedilmemiş bir ülkeyi keşfe giden 3 Amerikalının maceralarından oluşuyor. Kitapta ana fikir erkeklerin olmadığı bir düzenin sorunsuz işlemesi ve bu düzenin nasıl sağlandığı. Suç işlenmemesinden tutun hırs, kıskançlık ve hastalıklı düşüncelerin varlığından uzak bu ülke ütopik görünse de yazarın yalın ve duru anlatımıyla birlikte günümüzde normal diyebileceğimiz çoğu kavramı yeniden sorgulamaya sebep oluyor.
Kitabı okurken zorlandığım kısımlar oldu mesela karakterlerin zihin akışı, çok uzun paragraflarla anlatılan bölümler vardı. Genel bağlamda kitabı sevdim eleştireceğim yanı karmaşık ilişkiler ve psikolojik problemlerin aktarımı. Wok bir yorum mu olacak bilmiyorum ama bence tetikleyici yanları vardı. Alışkın olduğum bir tür değil ve yazarla tanıştığım kitap bu oldu, normal people’ı da okuduktan sonra bu eleştiriyi düzenleyeceğim muhtemelen.