Kitap sadece kadınların yaşadığı olağanüstü güzellikte ve keşfedilmemiş bir ülkeyi keşfe giden 3 Amerikalının maceralarından oluşuyor. Kitapta ana fikir erkeklerin olmadığı bir düzenin sorunsuz işlemesi ve bu düzenin nasıl sağlandığı. Suç işlenmemesinden tutun hırs, kıskançlık ve hastalıklı düşüncelerin varlığından uzak bu ülke ütopik görünse de yazarın yalın ve duru anlatımıyla birlikte günümüzde normal diyebileceğimiz çoğu kavramı yeniden sorgulamaya sebep oluyor.
Kitabı okurken zorlandığım kısımlar oldu mesela karakterlerin zihin akışı, çok uzun paragraflarla anlatılan bölümler vardı. Genel bağlamda kitabı sevdim eleştireceğim yanı karmaşık ilişkiler ve psikolojik problemlerin aktarımı. Wok bir yorum mu olacak bilmiyorum ama bence tetikleyici yanları vardı. Alışkın olduğum bir tür değil ve yazarla tanıştığım kitap bu oldu, normal people’ı da okuduktan sonra bu eleştiriyi düzenleyeceğim muhtemelen.
Kitap oldukça sürükleyici, kurgusu titizlikle işlenmiş. Bazı noktalarda kurguya uyması için mantık göz ardı edilmiş fakat bu da heyecanı diri tutmuş. Mutlaka okunması gereken bir kitap mı, emin değilim. Hızlı bitecek akıcı bir kitap okuyayım derseniz o bu kitap olabilir. Ayrıca aynı yazarın Babil adlı romanı da tavsiye edilenler arasında, okuyacağım.