Elif

9/10
9/10
·208 syf.··
2026 12. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 31 Mart 2026 23:22
“İnsan bazen göremeyeceklerinden korkmaz. Onları son kez görüyor olma ihtimalinden korkar…” Mafalda küçük bir kız… ama büyük bir gerçekliğin içinde… Stargardt hastalığıyla gözlerini kaybedeceğini bilen küçük bir kız… Ama bu kayıp bir anda değil, yavaş yavaş yaklaşır… Tıpkı kiraz ağacıyla arasındaki mesafe gibi… Her gün biraz daha kısalan, her gün biraz daha daralan bir mesafe… Yapamadığı şeyleri değil, yapamayacaklarını yazdığı bir liste… Her çizik, küçük bir vedanın izi… Ama bu hikâye sadece kaybetmek üzerine değildir… Aksine, kaybederken neye tutunduğunu anlatır insanın… Kiraz ağacı sadece bir ağaç değil… Mafalda’nın hayali, sığınağı, özgürlüğü… Dünya kararsa bile yukarıdan bakabileceği son yer… Ve bir noktadan sonra… Kiraz ağacıyla arasındaki mesafe önemini yitirir… Çünkü mesafeler gözle ölçülür… Ama bağlar kalple… Ottimo Turcaret (kedisi) ile vedalaşamaması içimi acıttı. Bazen vedanın bile yarım kalması insanı daha çok yaralıyor.Kiraz ağacıyla arasındaki mesafenin anlamını kaybetmesi ise çok derindi. Estella’nın mektubu hem hüzünlü hem umut doluydu.Kitaptaki çizimler de çok hoşuma gitti.Ve şunu düşündüm: Bu bir çocuk kitabı gibi görünse de insana kaybetmeyi, kabullenmeyi ve yine de tutunmayı öğreten çok derin bir hikâye.Çünkü insan bazen en büyük dersleri en küçük kalplerden öğrenir…
Kiraz Ağacı ile Aramızdaki MesafePaola Peretti ·  Genç Timaş Yayınları · 202015,7bin okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
9/10
9/10
·104 syf.··
2026 10. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 12 Mart 2026 23:30
“İnsan bazen yaşar ama yaşadığına değmez bir hayatın içinde çırpınır.” Bir insanın kendi içinde dönüp durduğu o görünmez boşluk… Bir hayat anlatısından çok bir iç hesaplaşma… Bu kitapta zaman anlatılır ama iyileştiren bir zaman değil… Yavaş yavaş insanı eksilten, içini yoran bir zaman… Çünkü bazı yorgunluklar dinlenmekle değil… anlaşılmakla hafifler… Zamanla insan bazı şeyleri geride bıraktığını sanır… Ama aslında sadece üstünü örter… Çünkü hatıralar silinmez… Sadece başka bir hâle dönüşür… Sanki yaşanmış değil de, uzaktan izlenmiş gibi… En derin yalnızlık, kimsenin olmadığı yer değil… Kendine ulaşamadığın yerdir… Sevmemiş bir kalp, tamamlanmamış bir hikâye gibidir… Çünkü insanı derinleştiren şey yalnızca yaşamak değil… Bir başkasını içinde taşımaktır… Aşk, yaralayan ama büyüten bir duygudur… Kalbi yakar… ama aynı zamanda kalbi kalp yapar… Bu kitapta en çok hissettiğim şey yorgunluktu Ama fiziksel değil.içsel bir yorgunluk.Bazı cümlelerde kendimi buldum.Çünkü gerçekten insanın içine dokunan sessiz ama derin bir anlatımı var. İnsan bazen dış dünyada değil kendi içinde kayboluyor.Ve belki de en zor olan o kayboluşu kimseye anlatamamak. Bu kitap bana şunu hissettirdi : İnsan sadece yaşadığı dünyada değil… Kendi içinde döndüğü dünyada da var…
Çırpınıp İçinde Döndüğüm DünyaŞükrü Erbaş · Kırmızı Kedi Yayınevi · 20216,1bin okunma
8/10
8/10
·89 syf.··
2026 11. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 24 Mart 2026 17:40
“Bazı mevsimler takvimde biter bazıları ise insanın içinde.” Murathan Mungan’ın kaleminden dökülen bu satırlar, mevsimlerin değil, duyguların geçişini anlatır… Bir yazın bitişi gibi görünen şeyin aslında bir kalbin eksilişi olduğunu fısıldar… Okudukça insan anlar… bazı vedalar mevsimlik değil, ömürlüktür… Kitap boyunca zamanın iyileştirici olduğu söylenir… Herkes aynı cümleyi kurar, aynı teselliyi sunar… “Geçer…” derler… Ama hiçbir “geçer” sözü, kalbin bildiğini susturamaz… Çünkü insan bazen bitişe değil… Bittiğine inanmak zorunda kalmaya yorulur… İşte kitabın en sarsıcı gerçeği burada saklı… İnsan bazı acıları unutmaz… Sadece onlarla yaşamayı öğrenir… Ve bir gün… Hiç beklemediğin bir anda… Başka bir mevsimde, başka bir gülüşte… O eski sızı yeniden kendini hatırlatır… Çünkü kalp… Zamanla değil, hatıralarla çalışır… Bu kitapta kendime ait çok şey buldum. Özellikle yazın bitişindeki o tanıdık hüzün. Ayrılığın sadece bir vedadan ibaret olmadığını. İnsanın içinde uzun süre yaşayan bir duygu olduğunu hissettim.Şunu fark ettim: Yaz geçiyor ama bazı duygular geçmiyor.
Yaz GeçerMurathan Mungan · Metis Yayınları · 19946,6bin okunma
10/10
10/10
·256 syf.··
2026 6. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 07 Şubat 2026 20:09
“Dünyada en ağır yük acı değildir.En ağır yük, acıyı paylaşacak bir insan bulamamaktır.” Süslenmiş sözlerden çok, içten gelen hakikatler var sayfalarda… Okudukça insanın içindeki sessizlik konuşuyor, sustukça cümleler derinleşiyor… Bu kitapta hayatın en sade ama en ağır gerçekleri anlatılıyor.. İnsan bazen hayatın hiç bitmeyecekmiş gibi sürdüğünü sanır… Oysa her başlangıcın içinde saklı bir son vardır… Günler geçer, yıllar değişir, yüzler kaybolur… Ve insan bir gün fark eder ki dünyada kalıcı olan ne makamdır ne de sahip olunan şeyler… Şükrü Erbaş’ın satırlarında insanın en çok kalbi anlatılır… Çünkü kalp bazen sustuğunu sanır ama hatıralar susmayı bilmez.. İnsan geçmişi ardında bıraktığını düşünür… Zamanın her şeyi sildiğine kendini inandırır… Ama bazı duygular vardır ki ne zamanla eskir ne de unutulmakla silinir… Sadece insanın içinde başka bir şekle dönüşür… Bir sızı olur… bir özlem olur… ama hep varlığını sürdürür… Bu kitap sevginin de başka bir tarafını gösterir… İnsan bazen hayatında öyle birine rastlar ki dünyanın bütün telaşı onun yanında anlamını kaybeder… Kalabalıklar azalır,gürültüler susar.. Ama aynı zamanda insan yalnız da yaşayamaz… İnsanı inciten de insandır, iyileştiren de… Bir kalbi kıran yine bir kalptir… Ama o kalbi onaran da başka bir kalptir… Bu yüzden acı paylaşıldıkça azalır… Sevgi paylaşıldıkça çoğalır… Ve insan, insanın yarasını yine insanla sarar… Bu kitap gerçekten insanın kalbine dokunan cümlelerle dolu.Hızlıca okunup bitirilecek bir kitap değil.Sindirilerek okunması gereken bir kitap. Bazı sayfaları tamamen çizdim.Bazı cümlelerde durup uzun uzun düşündüm. Çünkü insan düşünen bir varlık.Ve bazen bir cümle, insanın içinde uzun bir yolculuk başlatabiliyor. Şunu fark ettim ; hayatın içinden geçen onca şeyin sonunda geriye kalan aslında çok
İnsanın Acısını İnsan AlırŞükrü Erbaş · Kırmızı Kedi Yayınevi · 201814bin okunma
9/10
9/10
·256 syf.··
2026 9. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 08 Mart 2026 03:45
“Bazı insanlar çiçek gibi korunarak büyür… Bazıları ise çölün ortasında açmayı öğrenir. İşte en güçlü olanlar, susuzlukta kök salanlardır…” Çöl Çiçeği, Waris Dirie’nin kendi hayatını anlattığı, insanın içini sızlatan ama aynı zamanda hayranlık uyandıran bir yaşam hikâyesi… Somali’nin uçsuz bucaksız çöllerinde, göçebe bir kabilede başlayan bir hayat… Çadırların gölgesinde geçen çocukluk… Hayvanlarla, susuzlukla ve yoksullukla iç içe bir yaşam… Bu dünyada kadın olmak ise sadece doğmak değil, ağır bir yük taşımak demek… Çünkü gelenekler bazen merhametten çok daha güçlüdür.. Çok eşlilik yaygındır, çocuk sayısı arttıkça hayatın yükünün hafifleyeceğine inanılır.. Ve kız çocukları çoğu zaman kaderleri hakkında söz sahibi değildir.. Waris’in hayatındaki en karanlık sayfalardan biri ise küçük yaşta yaşadığı kadın sünneti… Bir gelenek adı altında uygulanan, bedenleri olduğu kadar ruhları da yaralayan bir vahşet… Acının sessizleştirildiği, gözyaşının bile ayıp sayıldığı bir dünyanın gerçeği… Yıllar sonra bir gün, babasının Waris’i yaşlı bir adamla evlendirmeye karar vermesiyle kader yeniden yazılmak ister.. Beş deve karşılığında verilen bir söz… Bir kız çocuğunun hayatının bir pazarlığın parçası hâline gelişi… Ama Waris o kaderi kabul etmez… Çünkü bazen insanın hayatı, başına gelenlerle değil, karşı çıktıklarıyla değişir. Ve Waris çöle doğru kaçar… Aslında yalnızca bir evden değil, kendisine çizilen hayattan kaçıyordur.. Zorlu yolculuklar, akrabaların yanında geçen yıllar, hizmetçilik, yalnızlık… Sonunda Londra’ya uzanan bambaşka bir hayat… Dört yıl boyunca teyzesinin evinde ağır şartlarda çalışması… Ama hayat bazen bir kapıyı kapatırken diğerini sessizce aralar. Bir gün karşısına çıkan bir fırsat, Waris’i dünyanın tanıdığı bir model hâline getirir.. Fakat onun hikâyesi yalnızca
Çöl ÇiçeğiWaris Dirie · Bilge Kültür Sanat Yayınları · 201411,8bin okunma