Ey irin mutluluğu!
Ey durmayıp ağrıyan kemiği usumun!
Uğunursam beni hazdan delirten hayvanın ortasında
Ben koşarken derelerde birikirse çocukluğum,
Piçliğim birikirse sesimin o hıncahınç boşluğunda
Coşkunun en sağlam atıyla geliyorum
Sövgüm büyüyor, ağartıyor günümü.
TAN! Ölü bir kediyle saçlarımı taramanın vaktidir
Sarı bir bilincin ötesini ellemek istemenin
Bir üzünç aralığındayız artık TAN!
Savulun,
Çıplaklığım geliyor ardımdan! İsmet Özel
Eyitti ol perî bir gün düşüne girüren bir şeb
Sevincimden nice yıllar geçipdür görmedim uyhu
Zâtî
O peri (gibi güzel sevgili) bir gün bana, “Bir gece rüyana gireceğim” dedi. Nice yıllar geçiyor ki (bu iyi habere) sevincimden bir türlü gözüme uyku girmiyor. Zâti
ay iç taş bilgili ay hakku'l-yakin
köyünde yırak sen könülke yakın
"ey içi dışı bilen, ey hakku'l-yakın
gözümden ıraksın (ama) gönle yakın(sın) "
Yusuf Has Hacip