yağmura çok teşekkür ederim
bu gece yalnızca cesedime yağdı
bana bir şey olursa diye korktum
seni birkaç saniye düşünürsem;
düşünürken üşürsem diye korktum
oturup siyah portakallar yedim
oturup korkunç kitaplar okudum
içimde bir sıkıntı gibi cinayet
içimde bir sığıntı gibi telaş
içimde felaket gibi bir merak
hislerimin uzağına düştüm, şimdi çok üzgünüm
Binlerce yıl sağılmışım,
Korkunç atlılarıyla parçalamışlar
Nazlı, seher-sabah uykularımı
Hükümdarlar, saldırganlar, haydutlar,
Haraç salmışlar üstüme.
Ne İskender takmışım,
Ne şah ne sultan
Göçüp gitmişler, gölgesiz!
Selam etmişim dostuma
Ve dayatmışım...
Görüyor musun ?
seni boşuna mı seviyorum sanıyorsun? biz, ''kâlûbelâ''da beraber değil miydik? ben o günü hatırlayamıyorum. sen de hatırlayamazsın. ama, mutlaka yanyana idik. tanrı buyruğuna beraber baş eğmedik mi? evet demedik mi? çünkü sensiz eksik oluyorum. yarım oluyorum. biz, birbirimize ''kâlû belâ''da vurulduk. peteng kalası önünde hakan'ın buyruğunu hatırlıyor musun? atlarımızı dört renge ayırıp yağıyı dört yönden kuşatmıştık. biz al atların bulunduğu safta yanyana idik.hiç unutmadım, doğudan esen bir hafif yel, san saçlarını ve börkünün yumuşak tüylerini dalgalandırıyordu. saçlarını o günden beri seviyorum. ağladığın zaman hep ergenekon'u hatırlarım. ergenekon'u unutmak istemiyorum. hatırlamak için de seni ağlatmak mı gerek? o günün aşkına beni bağışla, su gibi akan kan aşkına, alınan doğranan erler aşkına, geçit vermez dağlar ve bereketli soyumuz aşkına beni bağışla. ilteriş kutluğ kağan'ın buyruğuna ilk uyanlar biz değil miydik? kurt başlı tuğlar altında yüce dağlardan geçitleri seyrediyorduk. kartalca hür olmanın tadını birlikte tatmadık mı? çoğalıp acuna yayılmaya gök kılıçlar üzerine andımız var . nisbetsiz cenkler içre gösterdiğimiz erlik ile kavuştuğumuz dileğe hamdolsun. bugün gülüşlerini özledim. güldüğün zaman, bembeyaz dişlerin görünür, güzel yüzünden her tarafa dolunay ışıkları yayılır. o zaman bir eşsiz toy olur ki; dedem korkut gelir, boy boylar, soy soylar, bize kutlu adlar koyar, alkış verir. geçmişteki cümle toylarda beraberlik, geleceğin büyük toylarında da beraberliğimiz için gel tanrıya yakaralım. neydi o cuma sabahı? üstümüzde beyaz dua bulutları dolaşıyor, çağrı beğin oğlu, bu dua bulutlarından örülü bir kaftana bürünüyordu. alınlarımız yağız yere değdiğinde tanrıdan gayrısına kulluk etmemenin sevincini sen de duymuyor muydun? bin yıl önce secde