Sıla

Acımak... Ben insan ruhlarındaki derinliğin ancak onunla ölçülebileceğine kaniyim. Evet, dibi görünmeyen kuyulara atılan taş nasıl çıkardığı sesle onların derinliğini gösterirse başkalarının elemi de bizim yüreklerimize düştüğü zaman çıkardığı sesle bize kendimizi, insanlığımızın derecesini öğretir...
Sayfa 14·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam
İnsan olarak aşktan baş­ka övünecek neyimiz kaldı? Erdem yalan söylemek mi? Hırsız­lık etmek mi? Katil olmak mı? Yoksa esirleri fırınlarda yak­mak mı erdem? Bir milletin gençliğini savaş meydanlarında yok etmek mi? Yalnız sofular mı erdemli bu dünyada? Çıkarını dü­şünenler mi namuslu? Aşka saygı duymayanlar utansın yaşadık­larına, sevenler değil.
On dokuzuncu mektup·Kitabı okudu
Edebiyat
Biraz kötüyüm, biraz da yorgun. Yıkıntılar altında ellerim titriyor, anlıyorum hayallerim dayanamıyor bu kadar gerçeğe. Eskiden dünyanın mükemmel olduğunu sanırdım, meğer dünya sandığım şey gökyüzünden ibaretmiş.
"Bir şehir yanıyor, dikkat et. Tutuşabiliriz. İşte ilk ateş gözle­rine düştü, sonra dudaklarına, Saçlarının arasına kıvılcımlar doldu ışıl ışıl. Yanıyorsun, yanıyorum, yanıyoruz."
Üçüncü Mektup·Kitabı okudu
Alıntı