Sıla

Aslında hiçbir şey hissetmiyordu, içindeki bütün duygular ölmüştü.
Edebiyat
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Eskiden, yalnızca insanlarla ve iktidarla oynardı. Şimdiyse ölümden daha eğlenceli bir oyuncak olmadığını fark ediyordu.
1000k
Korkusu kalmamıştı, duyguları da. Ne acı çekiyordu ne de utanç duyuyordu. Tarifsiz bir yorgunluk sardı içini, ne öc alma duygusu kalmıştı ne de öfkesi. Yalnızca yorgundu, tarifsiz bir şekilde yorgun...
1000k
Onlarca yıl insanların arasında yüzmüş ama bu dalgalardan beslendiğini, onların kendisini taşıdığını hiç bilmemişti. Şimdi bir balık gibi yalnızlığın kıyılarına fırlatıldığında, çaresizlik ve şahlanmış acılar içinde çırpınıyordu.
Edebiyat
Kafasından bir soru geçiyordu, saat pandulu gibi vuruyordu beynine; neden, neden, neden? Tanrı bunu ona neden reva görmüştü? Çok mu günaha girmişti?
Din