10/10
·348 syf.··
Beğendi
·
2026 30. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 21:37
Bu kitap beni perişan etti. Kahroldum okurken. Hele son bölümler... Sanırım bu kadar çok etkilenmemin en büyük sebebi benim de bir kız kardeşimin olması. Okurken kendi anılarım gözümde canlandı. Kardeşimle saçma sebeplerle küsmelerimiz, bazen sinirlenip kalbini kırdığım zamanlar... Her biri o an gözümün önündeydi ve ben onunla geçirdiğim kötü olan her andan pişmanlık duydum... Gerçekten içerisinde bolca ders çıkarabileceğimiz yerler vardı. Daha romantik, sevgi ve aşkın olduğu bir kitap beklerken bu kitap beni yerden yere vurdu. O sonun geldiğini fark ettiğim an durup sindirmek için bir gün ara vermek zorunda kaldım. O kadar güzel ve hüzünlü bir kitaptı ki... June, bir gün aldığı mektupla çok sevdiği teyzesi Ruby'nin vefat ettiğini ve çocukluğunu geçirdiği Mavi Kuş Kitabevini kendisine bıraktığını öğrenir. Orayı satma amacıyla giden ve anıları içinde kaybolan June, çocukken elinden düşürmediği ve en sevdiği kitap olan İyi Geceler Aydede kitabının yazarıyla teyzesinin çok yakın arkadaş olduğunu öğrenir. Teyzesi onun için mektuplardan oluşan bir gizem bırakmış ve bu gizemle birlikte kitabevini kurtarmasını ümit etmiştir. Bu esnada aşkı bulan ve çocukluğuyla yüzleşen June, ne yapacağına karar vermeye çalışırken yıllardır küs olduğu kardeşi, onunla iletişime geçmeye çalışır. Her şey üst üste gelmişken June nasıl bir yol izleyecek? Mutsuz olduğu bir işe mi dönecek, yoksa tüm kalbiyle işleteceği kitabevini mi işletecek? Peki kardeşiyle arasını düzeltmeye hazır mı?.. Keyifli okumalar dilerim...
Edebiyat
Elveda HaziranSarah Jio · Arkadya Yayınları · 201911,1bin okunma
Puan vermedi
Öncelikle kitap bir aşk romanı değildir. Kendini bulma ve kendinle yüzleşme romanıdır, ayrıca Türkiye'nin en büyük sorunu olan modernleşme krizinin ve cinsiyet rollerinin paradigmatik değişiminin romanıdır. Spoiler içerir. Raif Bey Ankara'da kimsenin takmadığı zavallının teki. Karısı, kızları, patronu takmıyor ve herkes tarafından kullanılıyor. Hikâyeyi anlatan kişi bile onu oksijen israfı olarak görüyor. Bu kadar düşmüş, zavallı biri artık karşı tarafta agresyon uyandırıyor. Kendi evinde karısıyla, kızlarıyla ve içgüveysi damatlarıyla korkunç bir anaerki yaşıyor. Ama bu bir sonuç, Raif Bey'in biyografisine bakıldığı zaman mitik bir biçimde bu kader örülüyor. Raif Bey'in babası fabrikatör, İstanbul'da yaşıyorlar ve annesi ölmüş, yani Raif Bey'in babası daha paşa Osmanlı'yı temsil ediyor ve öykü de İstanbul'da başlıyor. Babası onu Almanya'ya gönderiyor, sabun tozu fabrikasının başına geçebilmesi için. Berlin'e, yani klasik modernizmde cinsiyet rollerinin en kaygan olduğu dünya başkentine gidiyor. Berlin aynı zamanda erkekliğin yitirildiği ve inanılmaz liberal bir cinsiyet anlayışının başkenti. Tabii bu özgürlüğünün faturasını Nazi Almanyası ile ödüyor Almanlar. Faşizm ve Alman nazizmi bu yitirilmiş erkekliği geri getirme çabasından başka bir şey değildi. Berlin'e gidiyor ve sergide dolanırken o meşhur tabloyu görüyor. Babasının oğlu, babasının sanatını devam ettirmek için, üstün Alman kalitesiyle zanaatini öğrensin ve geri dönüp babasından fabrikayı devralsın diye gittiği yerde zanaat öğrenmek yerine annesizlikten o Madonna tablosuna sarıyor. Kürk ilksel bir şey ve avcılık-toplayıcılık dönemini hatırlatır. Freud'a göre annenin cinsel organının Ödipal erkekteki ilk intibasıdır. Sabahattin Ali kitabın da ismi olan Kürk Mantolu Madonna ismini Rönesans dönemi
Kürk Mantolu MadonnaSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2025376,6bin okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
10/10
·690 syf.··
2025 32. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2025 00:00
Ve her şeyin başladığı yerde, her şey sona eriyor. Çocukluğumuzun, gençliğimizin ve belki de okuma alışkanlığımızın en büyük mimarı olan o efsanevi serinin epik, vurucu ve kusursuz finali: Ölüm Yadigarları. Bu kez Hogwarts'ın o güvenli koridorları yok; tren istasyonları, ıssız ormanlar ve hortkuluk peşinde geçen, çaresizlikle örülü amansız bir kaçış öyküsü var karşımızda. Harry, Ron ve Hermione’nin çocukluktan tamamen sıyrılıp dünyanın kaderini omuzlarında taşıyan birer yetişkine dönüşmelerini izlemek hem gurur verici hem de hüzünlüydü. J.K. Rowling, serinin ilk kitabından beri attığı tüm düğümleri bu kitapta tek tek çözüyor. Dumbledore’un kusurlu geçmişi, Ölüm Yadigarları’nın kadim gizemi ve tabii ki fantastik edebiyat tarihinin en büyük ters köşelerinden biri olan Severus Snape’in o yürek burkan, gözyaşlarına boğan fedakarlık hikayesi... Hogwarts Savaşı'nda kaybettiğimiz her bir canla içimizden bir parça koparken, sevginin ve fedakarlığın karanlığa karşı kazandığı o nihai zafer zihnimize kazınıyor. Dönüp dönüp tekrar okunan, her defasında aynı heyecanı ve hüznü yaşatan, fantastik edebiyatın zirve noktası. Elveda çocukluğumuz, elveda yaşayan çocuk.. #HarryPotterveÖlümYadigarları #JKRowling #ÖlümYadigarları #HarryPotter #HogwartsSavaşı #SeverusSnape #Always #FantastikKurgu #Kitapİncelemesi #KitapAlıntıları #1000Kitap #OkudumBitti #KitapÖnerisi #NeOkudum
Harry Potter ve Ölüm YadigarlarıJ. K. Rowling · Yapı Kredi Yayınları · 201628,8bin okunma
7/10
·432 syf.··
2026 3. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 24 Mart 2026 00:00
Grisha üçlemesinin epik, görkemli ve bir o kadar da yürek burkan finali: Çöküş ve Yükseliş. Karanlıklar Efendisi'nin (The Darkling) Ravka'yı tamamen ele geçirme hırsına karşı, Güneşin Çağırıcısı Alina Starkov’un ve sadık dostlarının yeraltında başlayan amansız direnişine şahit oluyoruz. Bu kitapta karakterlerin hem fiziksel hem de psikolojik sınırlarının sonuna kadar zorlandığını görmek büyüleyiciydi. Leigh Bardugo, serinin başından beri ilmek ilmek işlediği o karanlık Rus esintili fantastik atmosferi bu kitapta doruk noktasına ulaştırıyor. Alina’nın güç, güç arzusu ve sıradan bir hayat arasındaki sıkışmışlığı; Nikolai Lantsov’un o hayran olunası zekası ve fedakarlığı; Mal’ın nihayet kendi kimliğini buluşu hikayeyi çok güçlü kılmış. Tabii ki fantastik edebiyat tarihinin en karizmatik ve gri kötülerinden biri olan Karanlıklar Efendisi’nin trajik sonu ve Alina ile aralarındaki o kopamaz bağ kitabın edebi yönünü katlıyor. Kusursuz, ters köşelerle dolu ve seriye yakışır, tatmin edici bir sondu. Elveda Ravka, elveda Grishalar... #ÇöküşveYükseliş #LeighBardugo #Grishaverse #GölgeveKemik #AlinaStarkov #TheDarkling #NikolaiLantsov #FantastikKurgu #Kitapİncelemesi #KitapAlıntıları #1000Kitap #OkudumBitti #KitapÖnerisi #NeOkudum
Çöküş ve YükselişLeigh Bardugo · Martı Yayınları · 20154,802 okunma
10/10
··
11 saatte okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2026 08:23
“Hatıralar • Sevgi • Veda” Geçen yıl Kahve Soğumadan Önce ile adım attığım o küçük kafeye bu yıl yeniden döndüm ve serinin devam kitaplarıyla vedalaştım. Benim için ilk kitap biraz daha büyülü ve etkileyiciydi; çünkü o dünyanın kurallarıyla ilk kez tanışıyorduk. Elveda Demeden Önce ise o tanıdık dünyanın içinde daha olgun, daha hüzünlü ve daha sıcak bir durak gibi. İnsan bazen geçmişi değiştiremeyeceğini bilse de bazı cümleleri duymaya ya da söylemeye ne kadar ihtiyaç duyduğunu fark ediyor. Kahve Soğumadan Önce, geçmişe dönmenin kurallarını anlatırken aslında pişmanlıklarımızla yüzleşmeyi konu alıyordu. Anılar Solmadan Önce ise hafızanın ve hatırlamanın değerini sorguluyor; insanın sevdiği birini kaybetmesinden bazen daha korkutucu olan şeyin, onu unutmak olduğunu hatırlatıyordu. Serinin devamındaki hikâyeler ise vedalaşabilmenin, affetmenin ve söylenemeyen sözlerin ağırlığını taşıyordu. Kawaguchi’nin dili son derece sade; hatta kimi zaman neredeyse masalsı. Edebi gösterişten uzak bu anlatım, karakterlerin duygularını daha görünür kılıyor. Evet, seride benzer anlatı kalıpları tekrar ediyor; aynı kafeye dönüyor, aynı kurallarla karşılaşıyoruz. Ama her hikâye farklı bir yaraya dokunduğu için bu tekrar bir kusurdan çok tanıdık bir ritüele dönüşüyor. Geçmiş değişmese bile insanlar bazen sadece bir kez daha konuşabilmek, bir kez daha sarılabilmek ya da bir kez daha teşekkür edebilmek için bile zamanda yolculuk yapmak isterdi. Kahve Soğumadan Önce Elveda Demeden Önce Anılar Solmadan Önce Toshikazu Kawaguchi
Duygu ve Düşünce
Anılar Solmadan ÖnceToshikazu Kawaguchi · Epsilon Yayınevi · 2025256 okunma
"...Mutlu olman dileğiyle!..."
8/10
·140 syf.··
2026 78. kitabı
"Sevgi neydi? Sevgi emekti, Uçuşan yaprak, Boş bir salıncak." Emek mi, aşk mı? Süreklilik mi, değişim mi? İkisini de arzulayan, isteyen insanın kaderi ne olabilir? Dünya klasiklerinden Cengiz Aytmatov'un ölümsüz eseri Selvi Boylum Al Yazmalım Mehmet Özgül çevirisi ile nora kitaptan 144 sayfalık aşk konulu romanı. Kitapta; birbirini seven, yolları bir şekilde ayrılan ve en sonunda garip bir tesadüfle tekrar karşılaşan iki insanın parçalanmış hayatlarına tanık olurken bir taraftan da toplumsal ve siyasi geçiş süreçlerinde Kırgız halkının yaşadığı sancıları, hızla gelişen teknolojinin bu halkın yaşayışı üzerindeki olumsuz etkilerini de şahit oluyoruz. Cengiz Aytmatov Selvi Boylum Al Yazmalım da tutkunun yanında, fedakarlığın ve sorumluluğun önemini vurgulayarak "Sevgi nedir?" sorusunu cevaplandırırken bir taraftanda o dönemin halkın toplumsal yapısını psikolojisini anlamak adına da tarihi, psikoloji, sosyoloji açısından da önemli bir eseri olduğunu fark ediyoruz. Hikâye Türkiye'de Atıf Yılmaz tarafından yönetilen, başrollerini Türkan Şoray ve Kadir İnanır'ın paylaştığı unutulmaz sinema filmine de uyarlanmıştır. "Elvada Isık -Göl'üm, bitmemiş türküm benim! Mavi dalgalarını, sarı kumlarını yanımda götürmek isterdim ama gücüm yetmez buna. Sevdiğim kadının aşkını götüremediğim gibi seni de götüremem. Elvada Asel! Elveda al yazmalım,selvi boylum! Elveda sevgilim, aşkım! Mutlu olman dileğiyle!..."
1000Kitap
Selvi Boylum Al YazmalımCengiz Aytmatov · Ketebe Yayınları · 202113,6bin okunma