Yazar boğuntu hücresini anlatıyor. "Bu hücre şaşıracak boyutları ile ayrılıyordu ötekilerinden. Bir insanın ayakta duramayacak kadar alçak, yatamayacak kadar da dardı. Engelli bir durum almak, köşegen biçimde yaşamak gerekiyordu orada; uyku bir düşüş uyanıklık bir çömelmeydi. Azizim, sözcüklerimi ölçerek söylüyorum, bu basit buluşta deha vardı Her Allah'ın günü, bedenini uyuşturan o hareketsiz baskı altında mahkum, suçlu olduğunu ve masumluğun keyifle gezinmek demek olduğunu öğreniyordu. Doruklara ve yüksek köprülere alışkın bir adamı bu hücrede düşünebiliyor musunuz? ".