“Bu ele en son tutunduğumda yere çakıldım,” dedim
“Tutunduğun el geri çekildiğinde düşersin, tuttuğun el gittiğinde yürümeye devam edersin. Bana tutunmanı değil, elimi tutmanı istiyorum ki beraber savaşalım. Ayakta durmak için bana ihtiyacın yok Doğa, hiçbir zaman olmadı. Sadece bunun farkında değildin.”
“Bana söz ver,” dedim tekrar gözlerine bakarak “Bir daha bana yalan söylemeyeceğine, zarar vermeyeceğine söz ver. Ben bu intikamın bir parçası olmayacağım.”
“Söz veriyorum,” dedi.
“İnsanların sözlerine bu kadar kolay güvenme,” diye uyardı beni. “Söz, kolay bir yalandır. Ne yaşanmışlıkları içerir ne de çarpıtılmış bir bilgiyi. Tamamen gelecekle ilgilidir ve bir dayanağı yoktur.”
“Bunları bana bir gün karşıma geçip seni uyarmıştım demek için mi söylüyorsun?”