Elif

@ely7·
·
sabitlendi
Ama o ruhta aradığın yine uğruna bedel ödediğin ruh olur
"Sadakat nedir Doğa?" "Özgürlüğünü feda etmek," dedim kısaca. "Özgürlüğü feda etmek," diye tekrarladı ve iç çekerek bakışlarını benden uzaklaştırdı. "Kim birine sadık olup özgürlüğünü kaybetmek ister ki?" "Kimse özgürlüğünü kaybetmek istemez. Zaten özgürlüğünü kaybetmek değil, feda etmek diyorum. Bir şey uğruna ödenen bedel. Belki bir insan uğruna, bir an uğruna ya da sadece bir kitap uğruna. Bana göre özgürlük istediğin an istediğin şehre, istediğin ülkeye gitmek değil. Mesela bir kitaba özgürlüğünü feda ettiğinde başka kitapları eline alabilirsin ama eline aldığında sayfalarında yine o kitabı ararsın. Bir insana özgürlüğünü feda ettiğinde yine bir başka insanın gözlerine bakabilirsin, belki başka bir insanla öpüşebilir, hatta sevişebilirsin ama o ruhta aradığın yine uğruna bedel ödediğin ruh olur. Bir daha hiçbir kitapta, hiçbir ruhta özgür değilsindir."
Sayfa 69·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam

Elif

, bir kitap okudu
10/10
·816 syf.·
Beğendi
·
13 günde okudu
·
2026 38. kitabı
Öznur Yıldırım
6.5/10 · 753 okunma
İçindeki iyilik senin kötülükse benim eserim olur
“Beni bana göstermeye çalışıyorsun,” dedim. “Sana güvenmemi söyleyebilir, bu güveni de kullanabilirsin ama bunu yapmıyorsun. Gücümü fark etmemi istiyorsun fakat hiç düşünmüyor musun, ya birlikte savaşmak yerine karşına geçip seninle savaşırsam?” “İçindeki iyilik senin, kötülükse benim eserim olur. Eğer bir gün benimle savaşırsan beni alt et ki eserimle gurur duyayım.” “Ayrıca,” diye ekledi aklına yeni gelmiş gibi, “benimle savaşma kararı alırsan seninle savaşırım.” “Senden korkmuyorum.”
Sayfa 90·Kitabı okudu
Alıntı
Söz kolay bir yalandır
“Bu ele en son tutunduğumda yere çakıldım,” dedim “Tutunduğun el geri çekildiğinde düşersin, tuttuğun el gittiğinde yürümeye devam edersin. Bana tutunmanı değil, elimi tutmanı istiyorum ki beraber savaşalım. Ayakta durmak için bana ihtiyacın yok Doğa, hiçbir zaman olmadı. Sadece bunun farkında değildin.” “Bana söz ver,” dedim tekrar gözlerine bakarak “Bir daha bana yalan söylemeyeceğine, zarar vermeyeceğine söz ver. Ben bu intikamın bir parçası olmayacağım.” “Söz veriyorum,” dedi. “İnsanların sözlerine bu kadar kolay güvenme,” diye uyardı beni. “Söz, kolay bir yalandır. Ne yaşanmışlıkları içerir ne de çarpıtılmış bir bilgiyi. Tamamen gelecekle ilgilidir ve bir dayanağı yoktur.” “Bunları bana bir gün karşıma geçip seni uyarmıştım demek için mi söylüyorsun?”
Sayfa 89·Kitabı okudu
Alıntı
Teslim olan birine karşı hiçbir savaşı kazanamazdınız ama ortada bir direnç varsa o zaman bu gerçek bir galibiyet olurdu. Belki de bu durumu kendi içinde bir oyuna çeviriyordu. Bir avcı avını yakalamadan önce onu kovalamayı ve onunla oynamayı severdi ama ben artık kurban olmayacaktım. Yine de Ediz'in, ağırlığını hissettiğim bakışları bu sefer bir avcı ve av olmadığımızı söylüyordu. Adımlarımı takip eden adımları yok etmek için değil de yaşatmak için gibiydi. Yaşananlardan sonra buna inanmak çok zordu ama ruhum bu inancın üzerine uzanmak, orada soluklanmak istiyordu.
Sayfa 83·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam