Elif

Küçük bir kız çocuğu, küçük bir kadının ruhunda ölü bulunmuş
Bir varmış bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde uzak diyarlarda küçük bir kız çocuğu, küçük bir kadının ruhunda ölü bulunmuş. Küçük kızın cesedini gören gelecek, geçmişin intihar ettiği yer olmuş. Ruhunda bir ceset taşıyan küçük kadının gözyaşları birer 'abrus' tohumuna dönüşmüş. Hiçlik, toprakların altına damar gibi yayılmış. Karanlık her yeri sarmış. Ardından karanlığın içinde bir kibrit yanmış. Geçmiş, geleceğin üzerinde kendini ateşe vermiş ve gelecek, geçmişle birlikte yok olmaya başlamış.
Sayfa 28·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam
Bazı insanlar cennetin çamuruyla şekillenip cehennemin ateşinde mi pişiriliyordu? Bilmiyordum. O, midyelerinin içinde inciler değil de yangınlar taşıyan bir deniz gibiydi; cennete sızan kötülük, cehenneme düşen iyilik gibiydi. Araf gibiydi.
Sayfa 23·Kitabı okudu
Alıntı

Elif

, bir kitap okudu
9/10
·600 syf.·
Beğendi
·
4 günde okudu
·
Okunma: 26 Mayıs 2026 16:52
·
2026 36. kitabı
Öznur Yıldırım
6.4/10 · 7,9bin okunma
Sen bir yerlerde nefes alırken ben nasıl özgür olabilirim ki?
"Bu oyunun sonuna kadar dayanmak zorundasın," diye mırıldandı. "Ondan sonra özgürsün. Bir daha beni görmeyeceksin, sesimi duymayacaksın. Ben olmayacağım, anladın mı?" "Sen bir yerlerde nefes alırken ben nasıl özgür olabilirim ki?" diye sordum hissettiklerimin aksine dişlerimin arasından. "Nefes alacağımı kim söyledi?" diye sordu.
Sayfa 539·Kitabı okudu
Alıntı
Ona sarılıp bir an gözlerimi kapatsam ve her şeyi unutsam...
Gözlerimi kırpmadan baktığım yeşil gözlerin sahibi, çemberime dışarıdan giren ilk kişiydi. Ailem ve Umay'dan ibarettim ben, ne arkadaşım vardı ne de öğretmenlerimle samimi bir ilişkim. Yapılan esprilere gülsem de herkes gibi samimi bir kahkaha atmazdım. Gerekli bir şey olduğunda sınıf arkadaşlarımla konuşurdum ama onun dışında insanlarla selamlaşmazdım bile. Böyle biri olmama rağmen daha önce hayatımın hiçbir bölümünde görmediğim bir adam gelmiş, içimde kocaman bir oyuk açmıştı. İçimde ne var ne yok o kara deliğe gömülüyordu sanki. Oradan bir şey bütün duygularımı vakumluyor gibiydi, hatta bu o kadar sıkıntılı bir histi ki huzursuzluğu ciğerlerimde hissedebiliyordum. Ona sarılıp bir an gözlerimi kapatsam ve her şeyi unutsam... İşte o zaman kendimi mutlu görebiliyordum. Tamamen güvenli kollar, sıcak bir beden. Korktuğumda, üzüldüğümde, utandığımda sığınabileceğim bir boyun. Masal gibi gelen bir ses, daha önce hiçbir yerde solumadığım bir koku. Ediz Çağıran hislerden ibaretti. Sanki şu an hissedemediğim her şey onun bana verdiği güvenle birlikte tekrar beni ziyaret edecek gibiydi. Nefret, öfke, hatta kin bile.
Sayfa 534·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam