Elif

Hissettiği her acının onlarca katını kendi ruhumda hissedeceğimi bilmiyordu. O sırada Doğa öyle bir çığlık attı ki bu çığlığın bütün ömrüme yayıldığını hissettim. Tırnakları elime saplandığında acıyı hissetmedim bile, hiçlikten ibarettim. Sanki kaos tamamlanmıştı, sanki hiçlik burada başlamıştı. Çığlık çığlığa, "Lütfen durmasını söyle!" diye bağırdı. "Bana yardım et. Bana yardım et!"" Sanki o gökyüzündeydi, bense yeryüzünde durmuş onun sonunu izliyordum. Uzansam dokunamazdım, dokunsam durduramazdım.
Sayfa 54·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam
Neredeyse ölmemesi için ona yalvaracaktım
Doğa'nın işaret parmağıma tutunan eline baktım, güzel elleri ne kadar da ufak görünüyordu. Onun artık bu dünyada var olmadığını, o gözleriyle bana küçük bir kız çocuğu gibi bakmadığını hayal ettim. Neredeyse ölmemesi için ona yalvaracaktım. Lütfen, dedim içimden. Yalvarırım, benden önce ölme.
Sayfa 47·Kitabı okudu
Alıntı
İnsanların çığlıklarını, yaşama tutunma arzusuyla kaçmalarını hatırlıyorum ama umurumda olan tek yaşam bana tutunan bu ellerin sahibine aitti. Onu öldürmek için çıktığım bu yolda, onu yaşatmak için herkesi öldürebilirdim.
Sayfa 37·Kitabı okudu
Alıntı
Laplace'ın şeytanı
"Seni kime benzetiyorum biliyor musun? Laplace'ın Şeytanı'na." Tek kaşımı kaldırıp yarım bir gülümsemeyle, "Şeytan?" dedim. Ardından onaylarcasına başımı salladım. "Güzel." "Laplace'ın Şeytanı matematiksel bir denklemden ortaya çıkmıştır. Onu Newton, Galileo gibi insanların gölgesi gibi düşünebilirsin. Senin literatüründeki şeytan gibi değil yani. Laplace'ın Şeytanı'nda olasılık yoktur. Havaya bir bozuk para atarsın ve normalde iki olasılık oluşur: Ya yazı gelecektir ya tura... Burada olasılıklar kayboluyor. Eğer o paranın havaya atıldığındaki hızını, ivmesini ve kütlesini bilirsen yazı mı yoksa tura mı geleceğini çoktan bilirsin. Olasılık kaybolur. Evrendeki büyük, küçük bütün varlıkların her özelliğini bilirsen onların geleceği, geçmişi kadar apaçıktır."
Sayfa 30·Kitabı okudu
Alıntı
Bir gün onu ateşe atsam ilk ben yok olacaktım
"Sana sadece ben zarar verebilirim," dediğim her seferde bana inandı ama devamındaki o sessiz, Onu da ben yapmam, cümlesini duyamadı. Onu ateşe atsam ben yanacaktım. Bir gün onu ateşe atsam ilk ben yok olacaktım. İlk önce etrafı kolaçan eden bakışlarını gördüm, ardından oradaki çaresizlik bir tokat gibi yüzüme çarptı. Arıyordu. Bekliyordu. Umuyordu. Denklem birden çözüldü ama sonucu çıkmazdı. Aradığı, beklediği, umduğu bendim. Çıkıp gelmemi bekliyordu. Benim güzel kızım. Sana bunları neden yaşattım? Bitmeliydi. Aradığı, beklediği, umduğu ben olmamalıydım. Benden nefret etmeliydi, kurtulmayı dilemeliydi, kurtulduğunda sevinmeliydi. Ben çıkmazdım, burası çıkmazdı.
Sayfa 28·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam