Nasıl “tarım” çiftçinin bakış açısıyla mısır tarlasını çerçeveye oturtan bir vizyonsa, metaforik bir biçimde insanlara uygulanan “kültür” fikri de, “insanların çiftçilerine” yani idarecilere ait bakış açısıyla toplumsal dünyayı çerçeveye oturtan bir vizyondu.
Akışkan yaşam insanın kendisini sürekli irdelemesi irdelemesi, eleştirmesi ve tenkit etmesi demektir. Akışkan yaşam kişinin kendisine duyduğu hoşnutsuzluktan beslenir.
Hemen yakınımda deniz, dağ ve orman olmayınca rahatsız olurum. İnsan dediğin, elbette bir ölçüde doğduğu yerin bir ürünü oluyor. Düşünce tarzı, duyguları, yaşama şekli, sanırım coğrafi şekillerle, iklimle, rüzgarın yönüyle bağlantılı oluyor.