Çok kolaymış gitmek... Verilen sözleri unutmak, birlikte kurulan hayalleri yarım bırakmak, yarınlardan bahsettiğin insanı bir günde geçmiş yapmak... Ne de kolaymış ümit vermek. Bir insanın kalbine güven bırakıp sonra o güveni sessizce alıp gitmek... Ben her söze inandım, her hayale emek verdim. Kalıcı sanılanların geçici, samimi sanılanların ise sadece güzel cümlelerden ibaret olduğunu öğrendim. Bazı insanlar hayatına iz bırakmak için değil, sana ders olmak için giriyormuş. Kırgınlığım gidişine değil; Bunca şey yaşanmışken hiçbir şey olmamış gibi davranabilmene...
Marangoz
Yaşlı bir inşaatçının emeklilik zamamı gelmişti. İşveren müteahhitine, çalıştığı konut yapım işinden ayrılmak istediğini, eşi ve büyüyen ailesiyle birlikte daha özgür bir yaşam sürmek istediğinden söz etti. Her ay düzenli olarak aldığı maaşını elbette ki özleyecekti. Ama artık emekli olma vaktinin geldiğini de biliyordu. Müteahhit Bey işçisinin ayrılmasına üzüldü. Ve ondan, kendine bir iyilik olarak bir ev daha yapmasını rica etti. İnşaatçı kabul etti ve işe girişti, ancak ne var ki bu işi gönülden ve isteyerek yapmıyordu ve bu dışardan bakıldığında çok kolay anlaşılıyordu. Baştan savma bir işçilik yaptı ve kalitesiz malzeme kullandı. Kendini adamış olduğu mesleğini böyle son vermek ne talihsizlikti!… İşini bitirdiğinde, işveren, evi gözden geçirmek için geldi. Dış kapının anahtarını inşaatçıya uzattı. “ Bu ev senin” dedi. “Sana benden hediye”. İnşaatçı hayretler içinde baka kaldı. Ne kadar da utanmıştı. Keşke yaptığı evin kendi evi olduğunu bilseydi! O zaman onu böyle yapar mıydı? Bizim için de bu böyledir. Gün be gün kendi hayatımızı kurarız. Çoğu zaman da, yaptığımız işe elimizden gelenden daha az emek veririz. Sonra da, şaşkınlık içinde, kendi kurduğumuz evde yaşadığımızı anlarız. Eğer tekrar yapabilseydik deriz, çok daha farklı yapardım deriz. Ne var ki, artık geriye dönemeyiz. İnşaatçı sizsiniz. Her gün bir çivi çakar, bir tahta koyar ya da bir duvar dikersiniz. “Hayat bir kendin yap tasarımıdır” demişti biri. Bugün yaptığınız davranış ve seçimler, yarın yaşayacağınız evi kurar. Öyleyse onu akıllıca kurun.
"Belki de tükenmişimdir. Bir şeyler yapacak, bir şeyler için uğraşacak çabayı kendimde bulamıyorumdur. Benim de emek vermeden güzel giden şeylere ihtiyacım vardır. Beni bana geri vermek istiyorumdur." 📜Khaled Hosseini
"Belki de tükenmişimdir. Bir şeyler yapacak, bir şeyler için uğraşacak çabayı kendimde bulamıyorumdur. Benim de emek vermeden güzel giden şeylere ihtiyacım vardır. Beni bana geri vermek istiyorumdur."
Buna katılıyorum. Bazen insanlar, gerçekten ilişki istemeseler bile istiyormuş gibi davranarak başkalarına yaklaşıyorlar. Arkadaş olmak ya da birbirlerini tanımak yerine, konu ilk önce cinselliğe geliyor. Bir süre sonra artık insanlarla tanışmak ya da birine şans vermek istemiyorsun; çünkü sürekli bununla karşılaşıyorsun. Kimsenin durup birini tanımaya, emek harcamaya ve sabretmeye zamanı yok. Bu da yalnız ve mutsuz insan sayısını giderek artırıyor.

Bay F.

@modernpost
·
Şehvet çoğu kez aşkın gelişimini aceleye getirir, bu yüzden kökler zayıf kalır ve kolaylıkla sökülebilir.
Sayfa 85·Kitabı okudu
Edebiyat