Dünyayı tanıdıkça hoşnutsuzluğum artıyor ve her geçen gün meziyet ya da akıl olarak görünenlerin yanıltıcı olabileceğine, insanların tutarsızlığına dair inancımı doğruluyor.
Ne kadar güç bir kitaptı! Aslında kısacık, özünde çok derin bir hikaye anlatıyordu. Victor Hugo hep böyledir, kısacık cümlelerle ruha dokunur. Duygularının yoğunluğu ve hislerinin derinliği beni hep çarpmıştır. Bu eser de böylesi vurucu anlatımlarından biridir.
Öncelikle uzun bir önsözü var; kimin yazdığı belirtilmemiş ancak mutlaka okunmalı. Darağacından giyotini, aslında bu ceza uygulaması hiç bitmeyecekmiş gibi gelirken ve bitimine dair hiçbir gelişme olmazken siyasi güçlerin maruz kalmaktan korktuğu bir sürede bir anda uygulamasının “bıçak gibi” durmasını, bunun insani değil, siyasi kaygı ile yapılmasının kaypaklığını, siyasilerin “aklanması” ile uygulamaya tekrar başlanmasını, böylesi korkunç bir olayın insanlarca festival gibi karşılanmasının yozluğunu muhteşem eleştirel bir dille anlatmıştır.
Kitapta mahkumun adını sanını bilmeyiz, yaşını bilmeyiz, hatta bu cezayı almasına sebep olan suçu bile bilmeyiz. Tesadüfi mi bu belirsizlik? Hayır. Çünkü ölümün haklı sebebi olmaz. Bir suç alçakçaysa eğer, bir suç daha işleyerek alçaklığı yok mu ederiz, yoksa daha büyük bir alçaklık mı işleriz? Bir kişi topluma adapte olamayacak ve olmaması gereken bir nitelikte ise müebbet hapsin neresi yetmez? Ölüm cezasının “ilkel bir intikam” olmasından başka ne gibi bir özelliği olabilir? Bize can alma yetkisini hangi makam verebilir, böyle bir yetki hangi makamda olabilir?! İdamın tek maksadı intikamdır. Oysaki intikam ve bilimum kötü arzular, daha kötülerini doğurur. Diyelim ki “müebbet hapis de yeterdi kişiye evet, biz bu cezayı suçluya değil, topluma ders olsun diye veriyoruz.” Öyle mi? Hangi toplum canilikle, kötülükle ehlileştirilir? İdam cezası nerede uygulandı da suç oranı azaldı, insanlar iyi olmaya “güdüldü”? Hukuki bağlamda da, cezaların geri alınabilir özelliğinin olması
Artık bütün bunları kim yapacak? Seni kim sevecek? Sen hariç yaşıtlarının hepsinin babaları olacak. Yılbaşı kutlamalarından, hediyelerden, şirin oyuncaklardan, şekerlerden ve öpücüklerden vazgeçmeye nasıl alışacaksın? Zavallı yetimim, yemekten ve içmekten vazgeçmeye nasıl alışacaksın?