"Aşkı bırakacaktın unutuş denen şeyde yitip gitsin, bir kez bile olsa bu tozlu ve apaçık gerçekliğin yeni dönemecinde ayakta kalabilmek için, unutacaksın. Sevilen kişiyi, aşkın nesnesini öldürmek demek, insanoğlunun çok çok eskilerden beri önceden sezdiği gibi, aşk merdiveninde yarı yolda kalmamak için ödenmesi gereken bedel demekti."
"Hayat, canlılara öncelik tanırdı. Ölenlerin görüntüleri, sesleri, kokuları, izleri ağır ağır silinirdi. Acı ama galiba başka bir yolu da yoktu. İnsan pek de vefalı bir varlık değildi."
Zihniyle her zaman şunu kavrıyordu ki, bu dünyada mantık, düzen, adalet değil; ızdırap, ölüm ve yoksulluk vardı. Bu dünyanın kalkışamayacağı hiçbir kötülük yoktu, bunu biliyordu. Hiçbir mutluluk sürmüyordu, biliyordu.