William Shakespeare’den okumuş olduğum ilk kitap, daha doğrusu hayatımda okuduğum ilk tiyatro eseri. Kendime kızıyorum, bu zamana kadar neden hep “tiyatro da okunur mu ya” dediğim için. Bu kitabı kızkardeşimin tavsiyesi ile okumaya başladım.
Kitabın konusuna geçmeden önce kitap hakkında kısaca bahsedecek olursak eğer; kitap Türkiye İş Bankası Kültür Yayınlarından basılmış ve 19.basımını alıp okudum. 157 sayfadan oluşup İngilizce’den Özdemir Nutku tarafından çevrilmiştir. Türkiye İş Bankası Kültür Yayınlarının çevirilerini de oldukça başarılı buluyorum. Kitabı bu yayından okumanızı tavsiye ediyorum kesinlikle.
Kitabın asıl konusuna gelecek olursak içeriğine ayrıntılı olarak ele almak istemiyorum, spoiler vermemek amaçlı. :)
Kitap ilk başta bir özetle başlıyor. Benim gibi ilk başta o kısmı okumayın, bu özet kaskını en sonunda okumanız daha faydalı olacaktır. Sonrasında kişiler ve kişiler arasındaki konuşmaların olduğu ana metin mevcut. Othello, Mağripli bir karakterdir. Peki bu Mağrip neresidir? Mağrip, Kuzeybatı Afrika ülkelerine verilen genel bir addır. Ve olaylar Kıbrıs’ta gerçekleşmektedir. Kitabı okuduğunuz sırada arka planın Osmanlı’nın Kıbrıs fetihlerini gerçekleştirip almayı başaramadığı zamanlara denk geldiğini görmekteyiz. Kıbrıs, Osmanlılar’ın ele geçirmesinden evvel Venediklilerin elinde bulunmaktaydı. Yani Kıbrıs adasında geçen bu olaylardaki çoğu kişinin Venediklilerden olduğunu söylemek mümkündür. Othello, savaşlarda kendisini başarıları ile kanıtlamış biri olup, Barbarantino adı verilen soylu bir adamın kızı olan Desdesmona ile evlenecektir. Fakat bu kızın babasının rızası ile değil, Desdesmona’nın Othello’ya kaçması ile başlamaktadır. Tam olarak hikaye buradan başlayıp, Othello’nun civarında bulunan kötü niyetli İago’nun da istediği mevkiye kendisinin