Emine

Emine
@eminesrbb
• Kendimi bulmak için buradayım…
8/10
·188 syf.··
Beğendi
·
2023 3. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 12 Ocak 2023 16:26
Uzun bir süre sonra bu kitabın eleştirisini nasıl yazarım diye düşünüp, sonunda artık incelemesini yapabilirim diye niyetlendim bunları yazarken. Gerçekten William Shakespeare’in Othello’sunu bitirdikten sonra okuduğum en iyi eserlerinden biriyle daha tanışmış oldum. Othello mu Hamlet mi diyecek olursanız eğer ben Othello’yu daha çok beğendim. Kendi yorumlarıma ve kitabın içeriğine geçmeden önce kısaca kitabın tahlilini yapmak istiyorum. Hamlet, William Shakespeare tarafından 1600-1601 yılları arasında yazıldığı düşünülen bir eserdir. Hasan Ali Yücel klasiklerinden olup Türk İş Bankası Kültür Yayınlarından “Sabahattin Eyüboğlu” tarafından İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir. 191 sayfa olup ilk olarak “Kişiler” bölümüne yer verilmiş, ardından tiyatronun ana metnine geçiş yapılmıştır. En sonda ise Çevrinenin Son sözü ve kitabın özeti yer almaktadır. Ben açıkçası bunun içeriğinde de bir aşk hikayesi bekliyordum. Fakat bu temaya oldukça az rastlanılmıştır. Ana karakterimiz olan Hamlet’in babasının adının da Hamlet olarak eser de geçmektedir. Danimarka Kralı olan Hamlet, Claudıus adındaki kardeşi tarafından öldürülerek tahta kendisinin geçmesi sağlanır. Yeni Danimarka Kralı Cladius ise Prens Hamlet’in amcasıdır. Ve Prens Hamlet’in annesi Gertrude ile evlenir. Prens Hamlet babasının ölümü ile oldukça yıkılmış bir durumda iken bir gün arkadaşları ile olağanüstü bir olaya şahitlik ederler. Hamlet babasının hayaleti ile karşılaşır ve kendisinin nasıl öldürüldüğünü Hamlet’e anlatır. Bunun üzerine ana karakterimiz de amcasına yani krala ve annesine bir nefret beslemektedir. Bunlar dışında ise ortaya çok önemli bir karakter olan Ophelia adı verilen bir karakter karşımıza çıkmaktadır. Peki Ophelia kimdir? Ophelia, Danimarka Kralının yaveri olan Polonius’un kızıdır. Soylu bir
Edebiyat-Tiyatro
HamletWilliam Shakespeare · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202358,4bin okunma
Reklam
9/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2023 2. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 07 Ocak 2023 17:30
William Shakespeare’den okumuş olduğum ilk kitap, daha doğrusu hayatımda okuduğum ilk tiyatro eseri. Kendime kızıyorum, bu zamana kadar neden hep “tiyatro da okunur mu ya” dediğim için. Bu kitabı kızkardeşimin tavsiyesi ile okumaya başladım. Kitabın konusuna geçmeden önce kitap hakkında kısaca bahsedecek olursak eğer; kitap Türkiye İş Bankası Kültür Yayınlarından basılmış ve 19.basımını alıp okudum. 157 sayfadan oluşup İngilizce’den Özdemir Nutku tarafından çevrilmiştir. Türkiye İş Bankası Kültür Yayınlarının çevirilerini de oldukça başarılı buluyorum. Kitabı bu yayından okumanızı tavsiye ediyorum kesinlikle. Kitabın asıl konusuna gelecek olursak içeriğine ayrıntılı olarak ele almak istemiyorum, spoiler vermemek amaçlı. :) Kitap ilk başta bir özetle başlıyor. Benim gibi ilk başta o kısmı okumayın, bu özet kaskını en sonunda okumanız daha faydalı olacaktır. Sonrasında kişiler ve kişiler arasındaki konuşmaların olduğu ana metin mevcut. Othello, Mağripli bir karakterdir. Peki bu Mağrip neresidir? Mağrip, Kuzeybatı Afrika ülkelerine verilen genel bir addır. Ve olaylar Kıbrıs’ta gerçekleşmektedir. Kitabı okuduğunuz sırada arka planın Osmanlı’nın Kıbrıs fetihlerini gerçekleştirip almayı başaramadığı zamanlara denk geldiğini görmekteyiz. Kıbrıs, Osmanlılar’ın ele geçirmesinden evvel Venediklilerin elinde bulunmaktaydı. Yani Kıbrıs adasında geçen bu olaylardaki çoğu kişinin Venediklilerden olduğunu söylemek mümkündür. Othello, savaşlarda kendisini başarıları ile kanıtlamış biri olup, Barbarantino adı verilen soylu bir adamın kızı olan Desdesmona ile evlenecektir. Fakat bu kızın babasının rızası ile değil, Desdesmona’nın Othello’ya kaçması ile başlamaktadır. Tam olarak hikaye buradan başlayıp, Othello’nun civarında bulunan kötü niyetli İago’nun da istediği mevkiye kendisinin
OthelloWilliam Shakespeare · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202426,8bin okunma
3/10
·96 syf.··
2023 1. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 03 Ocak 2023 16:46
Bu kitap için nasıl bir inceleme yazmam gerektiğini bilmiyorum açıkçası. Tek bildiğim bundan sonra uzun bir süre bilmediğim bir yazarın öykülerini veya romanlarını okumak istemeyeceğim. Yazarın öyküleri içerisinde sadece “Çaganozlar İndiğinde” hikayesi etkileyiciydi benim için. Gerisi ise tamamen bir zaman kaybı. Hatta içerisindeki iki hikayenin konusunu aşırı gereksiz buldum, yeni yetişen genç nesilin bu kitabı okumamasını umut ediyorum, çünkü içerisinde en kötü bulduğum konu bir çocuğun canice alınıp insanların ihtiyacına göre alınıp satılması olayı oldu. Böyle şeyleri gençlerimize normalleştirmenin doğru olmadığını düşünüyorum. Kısacası bu kitap yerine Dostoyevski’nin öykülerini okumayı daha çok tercih ediyorum. Hepinize iyi okumalar.
Öykü
Çağanozlar İndiğindeDeniz Karanfil · Alakarga Sanat Yayınları · 2019128 okunma
8/10
·90 syf.··
Beğendi
·
2022 40. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 09 Aralık 2022 14:23
Bu kitap, Victor Hugo’dan okuduğum ilk kitap. Açıkçası üslubunu ve konusunu çok beğendiğimi söyleyebilirim. Bir İdam Mahkumunun Son Günü kitabını okumadan önce “Albert Camus’un-Yabancı” kitabını okumuştum. Ve kitabın sonunda fark ettiğim şey şu oldu. Albert Camus’un Victor Hugo’nun bu kitabından etkilendiğini fark ettim. Tarihi geçmişe baktığımızda ise Fransız İhtilali ile birlikte yaşanan idamlar, giyotinler, mahkemeler gibi sahneleri okumak oldukça muhteşem. O dönemleri birebir görmüş olan yazarların yaratmış olduğu betimlemeler ise bambaşka. Bu yüzden Fransız edebiyatı okuduğum en iyi edebiyat türleri içerisinde yer alabilir. Bu kitap düşüncemi destekleyen bir kitap oldu. Kitabı okumadan önce Fransız İhtilalleri dönemlerini kısaca araştırmanızı tavsiye ederim, böylece kitabın arka planını daha iyi anlamış olacaksınız. Hepinize iyi okumalar.
Edebiyat
Bir İdam Mahkûmunun Son GünüVictor Hugo · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2026152,4bin okunma
Yargılamaktan Kaçınalım!
Puan vermedi·112 syf.··
Beğendi
·
2022 39. kitabı
·
23 günde okudu
·
Okunma: 24 Kasım 2022 10:10
Albert Camus’u hep merak edip etrafımda okuyan kişilerin onu anlayabilmek için belli bir kitap birikiminin olması gerektiği yönünde duyumlar aldım. Bu yüzden kitaplığımda başlamaya korktuğum bir kitap olmuştu. İnsanlar yüzünden oluşturduğum önyargıyı kırıp okumaya başlayınca yanıldığımı anladım. Dilinin sade ve akıcı olması kitabın kusursuz olmasını sağlamış bana göre. Kitabın içeriğine gelecek olacaksak spoiler vermeden anlatmak gerekiyor. Konusunun ne olduğunu son sayfalara kadar anlam veremedim. Fakat son sayfalarda asıl anlatılmak istenen mesajın şaşkınlığına uğradım. Hayatımızda bir insanı hep bizler geçmişi ile yargılayıp duruyoruz. Konu ile ilgisi olmayan karakter ve kişilik özellikleri, düşünceleri veyahut davranışları her neyse bunlardan dolayı insanları çok çabuk bir şekilde yargılayabiliyoruz. Özellikle karakterin mahkemede konunun cinayet olmasına rağmen geçmişindeki davranışları, hissizliği yüzünden “kötü, ahlaksız insan” olarak yargılamaları beni içten sarstı. Etrafımızda bu tip durumlarla karşılaşıyoruz hep. İnsanların geçmişte neler yaptığı, ne düşündüğü, ne konuştuğu onu “iyi veya kötü” biri yapmaz. Aksine bir insanın iyi veya kötü olduğunu yargılamak da kimseye düşmez. Herkes kendini bildiği kadar iyi veya kötüdür. Bu kitaptan sonra hayatıma uyarlayacağım en önemli konu “insanların geçmişini yargılamamak” olacak. Albert Camus’un bu konuyu çok güzel işleyip okuru içselleştirebilmesini takdir ediyorum. Diğer kitaplarını okumak için sabırsızlanıyorum. Tavsiye ederim, yeni bir bakış açısı kazandırması amacıyla. Dünyaya en güzel bakış açıları ile bakmanız dileğiyle, iyi okumalar dilerim.
YabancıAlbert Camus · Can Yayınları · 2025137,1bin okunma
Reklam