emin

emin
@eminka
"Güneşin altında yeni bir şey yok." Bkz: 17. Söz'ün Birinci ve İkinci Levhaları
İstanbul
Mesudiye, 29 Ekim
87 okur puanı
Aralık 2017 tarihinde katıldı
Gecenin payına düşen...
*** Hikâyesi olan şarkılar ne güzel, hikâyesi olan insanlar gibi... youtu.be/AXhTWjUy3lg (Dk 1:05'ten sonra başlıyor şarkı) *** Renaud Séchan, sıradan bir Fransız sanatçı değildir. Onu Fransa’da meşhur eden şarkılarında, banliyö argosunu kullanarak, mizahlı bir biçimle sıradan insanların, sıradan hayatını anlatmasıdır. Yıl 1980, Renaud’nun eşi hamiledir. Erkek çocuk beklemektedirler. Hastanede doğum esnasında eşinin yanında bulunan sanatçı şaşkındır; çünkü dünyalar güzeli şirin bir kız çocuğu olmuştur. Hastaneden şaşkınlıkla çıkıp bir parka giden Renaud, bir bankta oturur ve kızıyla ilgili hayallere dalar. Aslında minik bebeğini hayalen kucağına alıp çocukluğuna dönmüş, şekeri bayatlamamış anılarında gezinmektedir. Ancak… Hayatın bir de sert yüzü vardır. Acımasızdır bu yüz… Renaud bu yüzü çok iyi tanımaktadır ama küçücük kızının bunu bilmesine imkân yoktur. Kız çocukları anne-baba için inanılmaz şaşırtıcı bir hediyedir. Bir kedi yavrusu gibi savunmasızdırlar. O nedenle ebeveynler bu minik melekleri koruyamama konusunda endişeye kapılırlar. İhtimal Renaud da böylesi bir düşünceye kapılır ve kızına özel bir şarkı yapar. İsmi Mistral Gagnant’tır. Bizim Akide ya da Horoz şekeri gibi geleneksel bir Fransız şekerinin adıdır Mistral Gagnant… Bizim macuncuların sattığı şekerlemeye benzer aslında. Tadı hep zihinlerdedir ama kolay bulunmaz pek. Sokaklarda gezinip Mistral Gagnant satan şekerciler yoktur artık Paris sokaklarında. Ulaşılması zor bir şekerleme, bir içli hayaldir Mistral Gagnant…
Müzik
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Birhan Keskin / Eski Avluda
*** Dünya soğur, akşam serinlerken, Benim sensiz sevinecek bir şeyim yok. Kılı kırk yardım, altını üstüne getirdim, Ve işte en gümüş cümlem: İçimi açtım sana. İçini açmak için.
Edebiyat

emin

, bir kitap okudu
Puan vermedi·240 syf.·
2018 380. kitabı
Ender Saraç
8/10 · 85 okunma
Nefes / Ülkü Tamer
*** Elma kabuğunda, nar tanesinde, Gizlenen mermere taşıdım seni. Gecenin ördüğü, gün kafesinde, Dolaşan kedere taşıdım seni. Canının içinde, canımı duyan, Canımın içine taşıdım seni. Arının yazına, kışın otuna, Yaprağın güzüne taşıdım seni. Yürekten yüreğe mekik dokuyan, Sevginin göçüne taşıdım seni. Canının içinde, canımı duyan, Canımın içine taşıdım seni. Dağın uykusuna, kuşun gözüne, Sabahın sesine, taşıdım seni. Cerenin yaralı, ince dizine, Irmağın yasına taşıdım seni. Canının içinde, canımı duyan, Canımın içine taşıdım seni. Sedat Anar'ın ruha dokunan sesi, bestesi ve yorumuyla... : youtu.be/7fyMkKsaRVc Gecenize güzellikler getirsin.
Şiir
Duvarlar
*** Düşünmeden, acımadan, utanmadan kocaman yüksek duvarlar ördüler dört yanıma. Ve şimdi oturuyorum böyle yoksun her umuttan. Beynimi kemiriyor bu yazgı, hep bu var aklımda; oysa yapacak bunca şey vardı dışarda. Ah, önceden farketmedim örülürken duvarlar. Ama ne duvarcının gürültüsü, ne başka ses. Sezdirmeden, beni dünyanın dışında bıraktılar. (1896) *Can Yücel tarafından çevrilen bu şiir Konstantinos Kavafis'e aittir. 28 Temmuz tarihli biryudumkitap paylaşımı.
Şiir