İslam'ı öğrenirken bazı emir ve yasaklar nefsimize ağır gelebilir. Kolaylaştırmanın yolu adım atmaktır. En güçlü dua, emre icabettir. Kul, iradesini ortaya koyduğu zaman Allah'ın yardımı ve kolaylaştırması peşinden gelir.
"Ey iman edenler! Allah'tan (emir ve nehiylerine riayetsizlikten) sakının ve doğru olan sözü söyleyin ki Allah, yaptığınız amelleri kabul etsin ve günahlarınızı affetsin.
Allah belasını itaat eden, elbette ki bütün büyük emel ve beklentilerini elde etmiştir."
Ahzab, 71
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Dil, dünyanın gündelik inşasına yaka lanmıştır,bu inşaya iştirak eder tıpkı çizelgeler,sayılar, listeler gibi dil de sıralamalara tabidir düzen, emir, sentez, karar, rapor, kod...
Dinsel bir antinomian* olarak ahlâk ve resmi yasanın inayet durumundaki 'Tanrı'nın insanlarını' artık bağlayamayacağına inanmıştır; artık ihtiyaç duyulmayan bu yasa cennetten kovulmadan kaynaklanan bir lanettir. Blake için ilahi emir bahanesiyle konulan bütün kurallar "İsa'nın, perişan kılan Kin olarak açıkladıklarıdır".
Sayfa 55 - Antinomy: Saltığı çözümlemek isteyen usun düşmek zorunda olduğu çelişki.·Kitabı okudu
Azim ve irade sahibi, sözüne sadık, sabırlı, tedbirli ve ağırbaşlı idi. İleri görüşlülüğü sayesinde tehlikeli olabilecek olayları önceden
düşünerek hareket ederdi. Planlı ve programlı iş yapar, kararların süratle tatbik sahasına koyardı.
Ankara Savaşı'na katıldığında henüz on dört yaşında idi. Savaşın kaybedilmesi ile küçük yaşta büyük problemlerle karşı karşıya kaldı. Parçalanan devleti uzun mücadelelerden sonra tek elde birleştirdi. Anadoluda dağılan birliği yeniden sağladı.Timur'un ihya ettiği Anadolu beyliklerinden bir kısmını ortadan kaldırırken, bir kısmını da tabi duruma getirdi. Bu özelliğinden dolayı kendisine Osmanlı Devleti' nin ikinci kurucusu denilmiştir.
Rumelide ise Türk nüfuzunu kuvvetlendirdi. Ömrünün tamamını savaşlarda geçiren bu kahraman hükümdar katıldığı yirmi dört muharebede kırk yara almıştır. Kendisinden nakledilen şu söz hayat hikâyesini çok güzel ifade etmektedir: "Çocuk yaşımda bunca belalar kim çekdim, kimse çekmiş değildir." Ne yazık ki devleti eski haşmetine kavuşturmak için gece gündüz gayretle uğraşan bu Türk hakanı, henüz otuz iki yaşında iken hayata gözlerini kapadı.
Bâyezid-i Bistâmî şöyle demiştir:
Bir adamın keramet olarak havada bağdaş kurup oturduğunu bile görseniz, onun hâline aldanmayın! Allah'ın emir ve yasaklarına tam uyup uymadığını bilip görmeden, onun bu tür hallerine itibar etmeyin!