Henüz bilge olmayanlar mükemmeliyet pesindedir;
Tanrıyı ararlar; cenneti arayıp bulmaya çalışırlar. Oysa arayacak bir şey yoktur. O zaten oradadır. Her şey sizin içinizdedir. Cenneti aramanıza gerek yok; şu anda cennettesiniz. Mutluluğu aramanıza gerek yok; şu anda neredeyseniz mutluluk orada. Hakikati aramak zorunda değilsiniz; hakikat sizsiniz. Mükemmelliği aramak zorunda değilsiniz. O bir yanılsamadır. Kendinizi aramak zorunda değilsiniz, hiç terk etmediniz kendinizi. Tanrıyı aramanız gerekmez. Tanrı sizi asla terk etmedi . Tanrı hep sizinle; siz her zaman kendinizlesiniz. Eğer onu her yerde görmüyorsanız, nedeni dikkatinizin gerçekten inandığınız tüm o tanrılara odaklanmış olmasıdır.
Hakikatin senin inanmana ihtiyacı yok; o yalnızca var ve sen inansan da inanmasan da yaşayacak. Yalanlar ise, onlara inanmanıza ihtiyaç duyarlar. Yalanlara inanmazsanz, kuşkularınız karşısında tutunamayıp öylece kaybolurlar.
Korku cezadan daha beterdir, çünkü ceza nihayetinde bellidir ve ister küçük ister büyük bir ceza söz konusu olsun, korkunun korkunç sonsuzluğundan daha kötü olamaz.
… insanın bunun için hayatını bir kez daha farkındalıkla gözden geçirmesi mecburiyeti cehennem azabını önceden tatmak olacak, bunun en kötü tarafı da bariz kötülüklerin değil, insanin vaktiyle iyi olarak kabul ettiği davranışların eleştirilmesidir.