Kitap sürekliyici bir dille yazılmış.Beni derinden etkiledi. Suriye’deki savaşın iç yüzünü anlatan bir kitap. Yığınla acı, bir ton kayıp hayat, hunharca cinayet..Kelimeler yetmiyor yaşanan acıları ifade etmeye..Her bir karışı kana bulanmış bir Halep, topluca katliam edilmiş ve üzerine bombalar yağan bir halk.Bir evladının yasını tutmadan diğer evladı gözlerinin önünde öldürülen bir annenin acısı var. On beş yaşındaki bir çocuğu annenin katillerini bulacağız hadi onlardan intikamını almayacak mısın diyerek kandırılıp defalarca tecevüz edip akıl sağlığından edilen bir çocuğun çırpınışları var.
Bu kitapta bir yığın gerçek olan acılar var.
Okuduktan sonra insan kendine gelemiyor.
Çünkü hayal ürünü değil.
İnsanlar bunu yaşadı ve iliklerine kadar hissetti.
Ve kitabı okuyunca insan şunu daha iyi anlıyor ve beynine şu cümleyi kazıyor:
‘Herkes onlara Suriyeli diyor. Aslında onlar Suriye’sizler…’
“Gözler adeta başka bir dil konuşur, başka duyguları ifade eder, asıl gerçekliği ifade eder; işte bu, insanın içindeki karanlıklar ötesindeki asıl insanın sesidir.”