"Kederim o kadar büyüktü ki derimi yırtıp dışarı çıkacakmış gibi oluyordu. Akhilleus öldüğünde güzel, hızlı ve parlak olan her şey de onunla birlikte gömülecekti."
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
"Ne kadar değiştiğimi sonunda fark ettim. Yarıştığımızda kaybetmeyi, kayalıklara kadar yüzdüğümüzde geri kalmayı, mızrak çarpıştırmaya veya taş sektirmede yenilmeyi artık umursamıyordum. Böyle bir güzellik karşısında mağlup olmaktan kim utanırdı? Akhilleus'un kazanmasını seyretmek, kumları döven ayak tabanlarını veya tuzlu suda inip çıkan omuzlarını görmek yeterliydi. O kadar yeterliydi."
"Tepemizde takımyıldızlar alçalıp dönüyor. Tanrılığım içimde, güneşin denizde boğulmadan önceki son ışıkları gibi parlıyor. Bir zamanlar tanrıların ölümün zıttı olduğunu düşünmüştüm ama artık her şeyden daha ölü olduklarını görüyorum çünkü hiç değişmiyorlar ve hiçbir şeyi ellerinde tutamıyorlar.
Hayatım boyunca ilerledim, şimdi de buradayım. Bir ölümlünün sesine sahibim, geri kalanları da alayım. Ağzına kadar dolu kaseyi dudaklarıma götürüyor ve içiyorum."
"Onun üstünde hiçbir hak iddia edemezdim, bunu biliyordum. Ama yalnız bir yaşamda, bir başka ruhun sizinkinin yanına damladığı ender anlar vardır, yıldızların senede bir defa yeryüzüne sürünüp geçmesi gibi. Daidalos da benim için öyle bir takımyıldızdı."