Ardından, hayatının ıstırap dolu olduğunu hissetti. Onun çocuk zihninde, bu mutsuzluk sonsuza dek sürecek gibi görünüyordu. Durup dururken, Emma'nın onu yatağından alıp annesinin yanına yatırdığı o soğuk sabahı hatırladı. Bu olayı daha önce hiç durup düşünmemişti ama şimdi yanında yatan annesinin bedeninin ve onu saran kollarının sıcaklığını hissediyordu. Birdenbire hayatı, annesinin ölümü, papaz evindeki yaşam ve okulda geçen bu iki sefil gün ona bir rüya gibi göründü; sabah uyanacak ve kendini tekrar evde bulacaktı. Bunu düşününce gözyaşları kurudu. O kadar mutsuzdu ki bu rüyadan başka bir şey olamazdı; annesi hayattaydı ve Emma şimdi gelip onu yatağa götürecekti. Uykuya daldı.
Ama ertesi sabah bir zilin çalışıyla uyandı ve gözlerinin gördüğü ilk şey, kabininin yeşil perdesi oldu.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"Eksiksiz hakikat nadiren bir insanın itirafına bağlıdır; bir şey nadiren bir parça değiştirilmemiş veya bir parça bozulmamıştır; ama bu durumda olduğu gibi davranış hatalı olsa da duygular kusursuz olunca gerisinin pek bir önemi kalmaz."