Dilimin sınırları dünyamın sınırlarıdır.
Die Grenzen meiner Sprache ist die Grenzen meiner Welt.
The limits of my language mean the limits of my world.
Binalar barikat, sokaklar atış poligonu, gökdelenler betonarme gözetleme kuleleri durumunda. Parlamento parlamento değil, hükümet hükümet değil, ordu ordu değil, dinler din değil; sadece hizipler, partiler, milisler var...