Dilimin sınırları dünyamın sınırlarıdır.
Die Grenzen meiner Sprache ist die Grenzen meiner Welt.
The limits of my language mean the limits of my world.
"Ey Adem, çık cennetten, gir bu dünyaya. Tacını, kemerini, sarığını aşk yolunda kaybet! Dert çek, belalara uğra. Yarın biz seni bu değerli yurda, yüz bin lütuf elbisesi ve her türlü lütuf elbisesi ve her türlü şerefle, seçilmişlik kaynağı ve saflığın sahipleri olan yüz yirmi bin küsür peygamberin huzurunda, şahitlerin önderi olarak tekrar getireceğiz. Sonra yaratıklar bilecekler ki, Adem'in suretini kahır sıfatıyla nasıl cennetten çıkardıysak, lütuf sıfatıyla da tekrar getiririz."