1000Kitap Logosu
Resim
emine
TAKİP ET
emine
@emrchngr
Mucizeye ihtiyacım yok...Bir mucize olduğumu biliyorum.
Evli, Mutlu, Bir anne
Bursa
6116 okur puanı
31 Ara 2019 tarihinde katıldı
ŞU ANDA OKUDUĞU KİTAP
Tanıdığın kimse takip etmiyor
Ortak okuduğunuz kitap bulunmuyor
104 syf.
·
Beğendi
·
10/10 puan
uzun ince bir yoldayım.. gidiyorum gündüz gece..
Ben küçük bir kasabada büyüdüm. Küçüktü belki evet ama otuz yıl geçse de komşuluklar ile kurulan bağların hiç kopmadığı komşuannelerin bol olduğu hiiiç unutulmadığı sımsıcak bir kasabaydı. Yok hayır, kitabın büyüdüğüm kasaba ile hiç alâkası yok. Ama komşuannem ile var. Bunları yazarken bile hâlâ ağlıyorum ki kitabı okurken asla engel olamadım gözyaşlarıma. Komşuannemin iki oğlu bir kızı vardı ama İsmail Abi bize hep farklı gelirdi. Farklıydı. İki geri giderdi, durur, bir ileri.. Hiç konuşmazdı meselâ, çişim geldi demezdi.. diyemezdi.. Çocuk merakına yenildim sordum komşuanneye " İsmail Abi diğer abiler gibi değil dedi o diğerleri gibi değil ".. Özel bir çocuk çok özel.. Anlayamadım baştan ama sustum gözlerinde ki kederi gördüm.. "Ben oğluma son nefesine kadar bakarım" diyordu anneme, hiç "off" demem "hiç yorulmam, o benim meleğim " diyordu. Kulak misafiri oldum hepsine ama sağır olup duymasaydım keşke. "Benim" diyordu, " tek korkum ya ondan önce ölürsem." Öldü... Oğlundan önce öldü komşuannem. Anne olmasaydım bu kadar iyi anlayamazdım biliyorum. Ama yine de hissettiklerini asla hissedemeğimi de biliyorum. Onun sahip olduğu meleğine sahip olmadığım için bilemem, anlayamam.. Anne baba olmak evet muazzam bir duygu lakin zor. Öte yandan " diğerleri gibi olmayan " çok özel çocuklara sahip anne baba olmak çok çok daha zor. Ve bizler toplum olarak ne yaşadıklarını anlayamadığımız gibi zor olan hayatlarını; bakışlarımızla, sorularımızla, onlardan hızla kaçışlarımızla, sanki onlar uzaylıymış gibi davranışlarımızla, on kat, yüz kat, bin kat daha da zorlaştırıyoruz.. Evet, sevgide değil belki ama saygı da mecburuz !...
Okuyacaklarıma Ekle
256 syf.
·
5 günde
·
8/10 puan
sevdiğim başka... sevenim başka...
" Sevdim sevilmedim, seveni sevemedim canımdan böyle bezdim amaaaan..." çok sevdiğim Candan Erçetin şarkılarından birinde geçer bu söz. Dönün arkanıza bir bakın hele bu söze uyan bir hikâyeniz yok mu ? İlla bir vakit olmuştur, deli gibi sevdiğimiz bizi görmemiştir, duymamıştır, yok saymıştır.. Ve muhakkak bizim görmediğimiz, duymadığımız görmezden geldiğimiz olmuştur. Acıttıklarımız ve acıdığımız anılar zaman zaman gelir bizi bir maziye götürür. İşte kitapta anlatılan hikâye de böyle bir yaşanmışlığın üzerine yazılmış. Yazarın kendi hayatından bir kesiti başarılı bir üslup, farklı insan hikâyeleri ile zenginleştirilmiş anlatımını bize aktarımını sevdim. Sevdim evet ama bazı noktalarda tekrara düşülmesini, birçok yerde gereksiz tedaya girildiği için zaman zaman sıkıldığımı söylemeden geçmek istemiyorum. Ben her zaman bu yolun çok başında olan, ilk kitabını henüz çıkarmış yazarları okumayı seviyorum. Zaman kaybı olarak asla görmüyorum. Sen okumazsan ben okumazsam yepyeni değerler nasıl ortaya çıkar? diye düşünüyorum. Velhasıl; eksiği gediği ile keyifli bir kitaptı benim için.
Nuri Bülent Aytemiz
belli ki bu yol sizin için uzun ve başarı öyküleri ile dolu bir yol olacak.. Yolunuz ışık dolu olsun...
Çim Adam
8.9/10 · 41 okunma
Okuyacaklarıma Ekle
432 syf.
·
10 günde
·
Beğendi
·
9/10 puan
İsterim, hayal ederim hatta, veya, ya da bazen ve şimdi ve çoğu zaman geçmişe gidebilmeyi. Sonra, düşündüm de bunun için bi' zaman makinesine ya da bi' zaman kapsülüne ihtiyacım yok aslında. Birkaç satır cümle, üç beş mektup, gazete küpürü, kısacık bir melodi ya da altı çizilmiş cümleler ile dolu bir kitap benim için yeterli. İşte bu kitabı okurken, vakti zamanında yazılmış bir günlük ile 1900'lü yıllara ışınlandım resmen. Hep yüreğim ağzımda, tayyarenin içinde Yüzbaşı Şevket ile semalarda süzüldüm. Onun ile birlikte o çöllerde susuz kaldım, o sıcağı iliklerime kadar yaşadım. Ağzım burnum kum doldu seraplar gördüm evet evet gördüm. Garip... çok garipti hakikaten. Geçmiş ve gelecek ile birlikte şimdinin de hikâyesi, bugünler de içinden geçtiğimiz her şeyi tek tek okudum. Buram buram tarih, aşk, özlem, dostluk, samimiyet, biraz sen, biraz ben kokan harika bir kurgu ile birleştirilmiş gerçek bilgiler ile dolu şahane bir kitap okudum. Çok şükür diyorum yeni nesilde böyle yazarlar var " ve hâlâ yaşıyorlar " ve umarım Ömür İklim Demir daha da yazar çok ve çokça yazar. İlk romanı yazarın ama ben beynimi asla buna inandıramadım. Betimlemeleri, tasvirleri, duyguları geçişleri bize yansıtması, ters köşe yaptığı üslubu, samimiyeti, mizahı kullanım dozu ile beni kitabına hapsetti yazar. Eee !.. Emine'ciğim ne yapalım alalım mı listeye? derseniz... Mutlaka derim ;)
Okuyacaklarıma Ekle
152 syf.
·
3 günde
·
Beğendi
·
10/10 puan
Bazı şehirler soğuk, bazı cümleler eksik, bazı hikâyeler yarım..
Kalem elimde önümdeki boş kağıda uzun uzun baktım bilmem kaç dakika.. İnanılmaz yazmak istedim ama nereden nasıl başlamalıyım bilemedim. Kitap beni böldü, çarptı, vurdu geçti.. İçimde bir yerlerde donmuş kalmış buzlarımı eritti. Deli gibi akan sıcacık kanımı dondurdu. İlk öyküde; aşkı hiç tanımamış, içinde kalan duygular yüzünden çürümüş, sinmiş, kendi içine dönmüş, sevmeyi asla bilememiş öğrenememiş bir erkeğin hikâyesi yaktı içimi. Bir sonrakin de; anne baba sevgisinden mahrum kalan, sevgisiz büyümüş bir çocukluğun getirdiği sevmek ve sevilmek arzusu ile yanan bir erkeğin hüzünlü hikâyesi. Sonra çok sevmiş ama bitmeyen yarım kalan Mikail'in hikâyesi şaşırttı. "Kırmızı Azap" öyküsü için cümle bile kuramıyorum. Ahhh "Kaybetme Korkusu" boğazımda düğümlenen bir hıçkırık. Öyle bir hıçkırık ki hıçkırığımın hıçı "kırık".. Vee kanımı donduran Fehime'nin hikâyesi analığımdan, insanlığımdan vurdu beni. Abartmıyorum böğüre böğüre ağladım. Velhasıl; Tunç yine beni sağlı sollu bir yumrukladı, sarstı, bi' uyan bakalım kendine gel azıcık, dedi bu kısacık ama muazzam etkili kitabı ile.. Bilenler bilir Emine her Ayfer Tunç kitabından sonra: " Bu hatun fatura yazsa okurum" der ;)
Kırmızı Azap
8.2/10 · 503 okunma
Okuyacaklarıma Ekle
800 syf.
·
18 günde
·
Beğendi
·
9/10 puan
Hepsini yarın düşüneceğim.. Hem,yarın yepyeni bir gün;)
Neden aklımız başımıza hep sonradan gelir? Neden hep yanlış olana sıkıca sarılışımız? Doğru olanı görmemek için direniriz, gözümüz kör kulağımız sağır. Sonra.. Ahh! deriz aman Tanrım ben ne yaptım? Gerçeği anlarız; özürler dileriz, konuşmak en güzel cümleleri kurmak isteriz ama iş işten geçtikten sonra ne anlamı var ? İçinde her şeylerin olduğu muazzam bir deneyim oldu benim için bu kitap. Kuzeyliler ve Güneyliler arasında yaşanan destansı bir savaş, Güneylilerin zencilere sadece kölelik hakkı tanıdığı bir sosyal yaşam dolayısıyla ırkçılık ve kölelik, savaş sırasında ve sonrasında asla kopmayan bağlar ile dostluk, zenginlik ve lüks içinde yaşayanların kibri, kadınları küçümseyen tavırlar ile cinsiyet ayrımı ile birlikte toplum baskısı... Ve daha neler neler o kadar güzel işlenmiş ki, yazarın bu kadar konuyu tek kitapta insanı hiç sıkmadan ve hatta merak uyandırarak ele alması takdire şayan.. Kitap beni kesinlikle kendine hapsetti. Her bir karakterin duygusunu okumadım da resmen onlar ile yaşadım. Bilmiyorum şimdi onları her gün görmeden nasıl yapacağım. " neyse bunu şimdi düşünmeyeyim, sonra düşünürüm, yarın başka bir gün olacak. " ;) Efendim... Hmmm aşk mı? Aşkı unuttum mu ? Yoo tabii ki unutmadım yine sona sakladım ;) Ve bir gün, mutlaka sevdiğinin kıymetini herkes anlar sevgili Scarlett O'Hara. Ama gidince, ama bitince, ama ölünce.. Kısacası iş işten geçince! Biz Türkler şöyle deriz, " Dimyata pirince giderken evdeki bulgurdan oldum." Ama sen Bayan O'Hara hem bulgurdan hem pirinçten oldun... Veee aşkın Rhett hali benim kahramanım sensin bu kitapta. Bu adam baştan ayağa aşk dedirten tavırların ile benim gönlümü sen aldın Rhett Butler seni asla unutmayacağım.. Ve şimdi caanım kitap bitti ve ben çok üzgünüm. Kocaman ama kocaman bir boşluk içindeyim. " Bunu şimdi düşünmeyeceğim.. Sonra düşünürüm, dayanabilecek gibi olduğum zaman." ;)
Okuyacaklarıma Ekle
44 öğeden 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.