O mahir şarkıya bak ki hiçbir kelimenin yaklaşamadığı yere elini kolunu sallayarak giriyor. Sesini arayan bütün varlıkları serbest bırakıyor bir bir: “Niye böyle üzgün ve terkedilmiş görünüyorsun? / Bir kapı kapalı olduğunda / Açıktır bir diğeri...”
Ne az hatırlıyor insan. Tıka basa dolu hafızasının kapısına her sabah yeni bir asma kilit takıyor. Salkım salkım olgunlaşıyor kilitler. Fakat hiç kimse mevsimi gelmiştir diye koparmıyor onları. Mevsimi gelmiyor bir türlü hatırlamanın. “Unutma kışı” ha bire kar yığıyor kapımızın önüne. Üzerimize toprak atılırken mi bahar gelecek? Küreklerimiz kapımızın önündeki karlar içindi.