Göreceksiniz, işiteceksiniz. Ama körlüğü tattığınız için üzüntü, sağır olduğunuz için pişmanlık duymayacaksınız.
Çünkü o gün bütün varlıkların saklı amaçlarını bileceksiniz ve karanlığı kutsayacaksınız, ışığı kutladığınız gibi.
Siz beni sofranızda görmek isterken,tepelerde yaban çilekleri yediysem de, siz bebi memnuniyetle barındıracakken tapınağın sütunlumgirişinde uyuduysam da, sizin günlerim ve gecelerim konusunda sevecen duyarlığınuz değil miydi yediklerime tat katan ve uykularımı düşlerle süsleyen?
Sizi en çok bunun için kutsuyorum: Çok şey veriyorsunuz ama bir şey verdiğinizin farkında değilsiniz.
Ölüm korkunuz,kendisini onurlandıracak olan kralın huzuruna çıkan çobanın titremesinden başka bir şey değildir.
Çoban titrerken sevinçli değil midir kralın armasını taşıyacağı için?